YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5070
KARAR NO : 2009/8946
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan üç adet taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesi istemine ilişkin olup mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi hükmü gereğince mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.Ortaklığın giderilmesi geçerli bir paylaşma sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddi gerekir. Zira bu gibi durumlarda paylaşma sözleşmesine göre tescil davası açılmalıdır.
Olayımıza gelince;Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkiline borçlu olan davalı …’e babasından intikal eden 1,4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, elbirliği mülkiyetine konu dava konusu taşınmazları aralarında taksim ettiklerini belirterek 15.10.1996 tarihli adi yazılı miras taksim sözleşmesi ibraz etmişlerdir. Anılan sözleşmenin incelenmesinde dava konusu edilen 1 numaralı bağımsız bölümün davalı …’ye, 4 numaralı bağımsız bölümün davalı …’ya ait olduğu diğer mirasçıların mirasbırakanın sağlığında 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümleri aldıklarından itiraz etmeyecekleri, 5 numaralı bağımsız bölümün ise projede görünmesine rağmen fiilen mevcut olmadığı mirasçılardan hangisi tarafından inşa edilirse o kişiye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Tapu kaydında dava konusu edilen 5 numaralı bağımsız bölümün mesken nitelikli olduğu, 24.05.1998 tarihli yönetim planı bulunduğu, 4 numaralı kömürlüğün anılan bağımsız bölümün eklentisi olduğu, borçlu ortağın babası … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, miras taksim sözleşmesi yerine uygulanarak , geçerli olup olmadığı, 5 numaralı bağımsız bölümün fiilen mevcut bulunup bulunmadığı, mevcut ise değerinin tespiti ile anılan bağımsız bölümlerin miras taksim sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde miras taksim sözleşmesinde kima ait olacağı hakkında açık bir hüküm bulunmayan 5 numaralı bağımsız bölüme ilişkin olarak da davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.