YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7212
KARAR NO : 2009/7839
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :İzmir 6.İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak işin mahiyeti nedeniyle duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı borçlu ve müteselsil kefil … hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve kiracının tahliyesine karar verilmesi üzerine karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre davalı kiracı … yönünden temerrüt olgusu gerçekleştiğinden davalı kiracının tüm, davalı kefil …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı müteselsil kefil …’ın alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafından 04.09.2008 tarihinde başlatılan icra takibinde 01.03.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanılarak 2008 yılı Mart ayı 40.TL, Nisan ayı 238. 50.-TL, Mayıs ayı 300.-TL, Haziran ayı 40.-TL, Temmuz ayı 40.-TL ve Ağustos ayı 300.-TL olmak üzere toplam 958,50.-TL kira parasının tahsili istenmiştir.Kira sözleşmesinde aylık kira miktarının 240.-TL olduğu ve her ayın en geç yirmi beşinci gününe kadar banka hesabına veya elden peşin ödeneceği belirlenmiş olup artış koşulu bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel koşullar bölümünün 25.maddesinde kiracı kiralananda bulunduğu sürece kefilin kefaletinin kira akdi boyunca devam edeceğine ilişkin hüküm yer almaktadır. Davalılar süresinde yapmış oldukları itirazlarında aylık kiranın 260.-TL olduğunu ve kira bedellerini ödediklerinden borçlarının bulunmadığını, 2008 yılı Mayıs ayı kirasının ise elden ödenmesine rağmen belgeleri bulunmadığını beyan etmişlerdir. Her ne kadar sözleşmede kefilin müteselsil kefil olduğu belirtilmiş ve ayrıca özel koşullar bölümünün 25.maddesinde kefilin sorumluluğunun kiracının kiralananda bulunduğu kira akdi boyunca süreceği kararlaştırılmış ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2006
gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi B.K.nun 484.maddesi hükmü gereğince,yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi; sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca, kiracının ödemekle yükümlü olduğu kira paralarından, kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Zira, böylesi bir durumda, kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir.Kira süresinin, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanunun 11.maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle bu hususun (kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin) sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması da şarttır. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.
Olayımızda da, kefaletin kira akdi boyunca devam edeceği belirtilmiş ise de; kefilin gerek sorumlu olacağı süre,gerekse azami miktar gösterilmemiş olduğu için müşterek müteselsil kefilin sorumluluğu sözleşmenin düzenlendiği tarih olan 01.03.2007 tarihinden itibaren bir yıl süreyle sınırlıdır. Davacı 04.09.2008 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile kefilin sorumlu olduğu bu dönemden sonra gelen 2008 yılı Mayıs ayı kira bedeli sorumluluk süresi içinde bulunmadığından kefil hakkında bu ayın kira alacağına hükmedilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, kefil yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı kiracının temyiz itirazlarının reddi ile kararın tahliye ve alacak yönünden davalı kiracıya ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı kefilin alacağa yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın kefil yönünden BOZULMASINA,onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.