Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2010/5062 E. 2010/6600 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5062
KARAR NO : 2010/6600
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece dava husumetten reddedilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının kiracı olarak bulunduğu taşınmazı 18.7.2008 tarihinde satın aldığını 6.8.2008 tebliğ tarihli ihtarıyla satın aldığını ve ihtiyaç olgusunu bildirdiğini ancak buna rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini belirterek 6570 Sayılı Yasanın 7/d maddesi gereğince işyeri ihtiyacı nedeniyle taşınmazın tahliyesini talep etmiştir. Davalı davaya cevabında kira sözleşmesiyle kiracı iken 2007 yılının Mayıs ayında işyerini terk ettiğini, kira ilişkisini bitirdiğini, 1.6.2007 tarihinden itibaren işyerini taşınmazın eski maliklerinin muafakatı ile üçüncü kişi konumunda olan …’in … Konfeksiyon adı altında işletmeye başladığını, nitekim işyeri ruhsatı vergi levhası ve SSK kayıtlarının … adına olduğunu, kiraların da bu kişi tarafından ödendiğini ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş mahkemece de davalının savunmasına değer verilerek davalının taşınmazda kiracı olmadığı, kiracının başka bir kişi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı taşınmazda 15.5.2002 tarihli yazılı sözleşmeye istinaden kiracı olarak bulunmaktadır. Davalı vekili her ne kadar taşınmazda kiracı iken 1.6.2007 tarihinden itibaren taşınmazı tahliye ederek başka bir kişinin taşınmaza kiracı olarak girdiğini ileri sürmüşse de 15.5.2002 tarihli kira sözleşmesinin fesh edildiği ve taşınmazın tahliye edildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edememiştir. Nitekim … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/337 Esas sayılı dosyasıyla taşınmazın eski maliklerince 10.4.2008 tarihinde davalıya karşı kira tespit davası açılmış, bu davaya cevap veren davalı taşınmazda kiracı olmadığı yönünde herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi istenen kira artırımının fahiş olduğunu savunmuştur. Bu durumda davalıyla taşınmazın eski malikleri arasında tanzim edilen 15.5.2002 tarihli sözleşmenin halen geçerli olduğunun ve kira ilişkisinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 1.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.