YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11779
KARAR NO : 2012/196
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yedi adet taşınmazın ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Temyiz eden … satışına karar verilen parsellerin hiçbirinde pay sahibi olmadığından temyiz nedenine göre temyiz etmekte hukuki menfaati olmadığından …’nün temyiz talebinin reddine,
2- Davalı …’ın 874 ve 997 nolu parsellere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 874 ve 997 nolu parselde davacıların herhangi bir payı olmadığı halde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Bu parseller yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
3- 877, 937, 974, 531 ve 999 nolu parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; 877 nolu parseldeki paydaşlardan … kızı …, davaya dahil edilmediği gibi ölü olup olmadığı da belirli değildir. 877, 937 ve 974 nolu parsellerde paydaş olarak görülen … dosyada bulunan nüfus kaydına göre ölü olduğu fakat mirasçılık belgesinin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece adı geçen paydaşların sağ ise kendilerinin, ölü ise mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinin taraflardan temin olunarak, mirasçıların davaya katılması, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde satış karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca satışına karar verilen 974 nolu parselde maliklerden birisinin … Kızı … olduğu halde dosyada bulunan mirasçılık belgesinde …’in baba adının Ahmet olduğu ve dosyada bulunan nüfus kaydına göre davalılar …, …, …’nin soy isimlerinin … olduğu halde 999 nolu parsel dışındaki parsellerde soy isimlerinin … olarak geçtiği ve …’in isminin tapu kayıtlarında Berrin olarak geçtiği görülmektedir. Mahkemece adı geçen tapu maliklerinin gerçek isim ve soyisimleri araştırılarak gerektiği takdirde tapuda isim tashihi için süre verilmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.