YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10325
KARAR NO : 2013/2401
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ve dava değerine göre duruşmaya tabi ise de, dava harcı 8.000 TL üzerinden yatırıldığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, harca esas değeri 8.000,00 TL göstererek açtığı dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 3664 ada 4 No’lu parselin paydaşı olup, paydaşlardan Ahmet’in payını 24.02.2011 tarihinde davalıya sattığını öğrendiğini, satışın müvekkilinden habersiz yapıldığını belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, taşınmazda her paydaşın taşınmaz üzerinde tapuda da şerh verilen kendisine ait binayı kullandığını, müvekkilinin tapuda beyanlar hanesinde “H” harfi ile gösterilen binanın olduğu kısmı satın aldığını davacının ise kendi payına karşılık gelen kısmı kullandığını, bu durumda önalım hakkının kullanılamayacağını, tapudaki değerin 110.000.- TL olduğunu eksik harcın tamamlanması gerektiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara payı öncelikle satın alma imkanını veren yenilik doğuran bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda vücut bulur. Payın satılması ile de kullanılabilir hale gelir. Davalı ile satıcı arasında yapılan satım akdinde kararlaştırılan bedel ve bu satım sebebiyle tapuda ödenen harç ve masraflar davanın değerini oluşturur.
Önalım hakkına konu edilen … ada… No’lu parseldeki …’e ait pay 24.02.2011 tarihinde 110.000,00.-TL bedelle davalıya satılmış, tapu sicil müdürlüğü de bu satım nedeniyle 1960,00.-TL harç ve masraf ödendiğini bildirmiştir. Davacı dava dilekçesinde bedelde muvazaa iddiasında bulunmamış, ancak dava değerini 8.000.00.-TL göstererek, dava harcını da bu bedel üzerinden ödemiştir. 492 Sayılı Harç Kanunu’nun 30.maddesi hükmü gereğince, davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğunun sonradan anlaşılması halinde, karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamaz. Bu durumda mahkemece davacıya dava değeri üzerinden noksan harcı tamamlaması için uygun bir süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.