YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17672
KARAR NO : 2013/3213
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Birleşen 2009/545 Esas sayılı dosya
DAVA TÜRÜ : Uyarlama-teminat bedelinin geri ödenmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı uyarlama-teminat bedelinin geri ödenmesi davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava sözleşmenin uyarlanması ve teminatın nakte çevrilmesi nedeniyle alacak istemine istemine ilişkindir.mahkemece davanın kısmen reddine kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere,sözleşmeden doğan 2 yıl rödevans bedelinin uzatmaya rağmen uzatma süresinde ödenmemesine ve teminat mektubunun nakte çevrilmesi şartlarının oluşmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili dava dilekçesinde Zonguldak Türkiye Taş kömürü Genel Müdürlüğü’nün hukuku kendi uhdesinde kalmak üzere Alacaağız-Kandilli 300 üzeri maden sahasının rödovans karşılığı işletilmesi için ihale şartnamesi düzenlendiğini,ihale şartnamesinde kömür rezervinin 12.158.451 ton olarak belirlendiğini,bu ihale şartnamesine göre teklif hazırlayıp 20 yılda 790.000.000 ton üretim taahhüdünde bulunularak 14.5.2005 tarihinde sözleşme imzalandığını,7.11.2005 tarihinde yer teslimi yapıldığını,hazırlık çalışmaları sırasında 5.000 mt. galeri sürülmesine rağmen şartnamede belirtilen rezerve rastlanılmadığını,yüzlerce metre arama sondajı yapılmasına rağmen üretilebilir rezerve bulunamadığını,rezerve göre yapılan proje ve yer altında yapılan çalışmalara rağmen rezervin olmaması sonucu üretim taahhütlerine ulaşılamadığını,bunun üzerine davalı kuruma muracat edilerek taahhütlerin revize edilmesinin istendiğini,olumlu cevap alınamayınca İTÜ’ce sahada rezervin tesbiti ve ihale şarnamesinde belirtilen rezerv miktarı arasında mukayesesi yapılarak buna göre taahhütlerin belirlenmesinin istendiğini,İTÜ’nün verdiği raporda ihale dosyasında belirtilen 12.158.451 ton rezervin 4.265.044 ton olarak tesbit edildiğini,aynı raporda işletilebilir rezervin 2.985.532 ton olarak 20 yıllık süre için taahhütlerin belirlendiğini,bu rapor karşısında şartnamede belirtilen miktarın gerçeği yansıtmadığını,bu miktarda kömür rezervinin bulunmadığını belirterek mevcut duruma göre sözleşmenin uyarlanmasını istemiştir.Davalı vekili ise, dava konusu yerin 24.1.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 7.11.2005 tarihinde teslim edildiğini,ihale şartnamesinin 14 maddesinde davacı şirketin taahhütleri ve rödevans bedelinin belirlendiğini,davalının ikinci üretim yılında uzatmaya rağmen rödovans bedelini ödemediğinden verilen teminat mektubunun nakte çevrildiğini,3.üretim yılındada üretim sahasında karşılaştıkları sorunlar nedeniyle 30 aylık ilave bir yatırım süresinin verilerek yeniden yapılandırılmasına rağmen davacının dava açma yolunu seçtiğini,7.5.2009 tarihli yönetim kurulu raporunda belirtilen proje doğrultusunda çalışma yapması gerekirken hiç bir çalışma yapılmadığını,bu nedenle davanın görülmesinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 14.5.2005 başlangıç tarihli ve 20 yıl süreli Rödovans sözleşmesi konusunda taraflar arasında bur uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözleşmede Alacaağzı–Kandilli 300 kotu üzeri kordinatları belirlenen sahada kömür üretileceği,ihale Şartnamesinde kordinatları belirtilen sahada 12.158.451 ton kömür rezervin bulunduğunun belirtildiği,sözleşmenin 5 maddesinde ton başına 6.25 TL rödovans bedeli ödenceği ve ilk yılın 6 ayı hazırlık olmak üzere 20 yıllık süre içinde her yıl üretileceği kömür miktarı belirtilmek üzere 20 yıl içinde 7.900.000 Ton kömür üretileceği davacı tarafından taahhüt edilmiştir.Sözleşmenin 23 maddesinde”sözleşmenin tasfiye edilmesi,sözleşme süresinin sona ermesi ve/veya sözleşme süresi içerisinde ihale sahasındaki rezervin bittiği konusunda taraflarca mutabakata varılması veya TTK imtiyaz alanının Bakanlar Kurulu kararıyla değiştirilmesi/küçültülmesi nedeniyle söz konusu kömür sahasının TTK imtiyaz alanından çıkarılması hallerinde müştereken bir protokol hazırlanarak sözleşme tasfiye edilir.İşletmeci tasfiye protokolünün imzalandığı tarih itibariyle hesaplanacak olan taahhüt üretim miktarına ilişkin borcunu da ödemek zorundadır”hükmüne yer verilmiştir.Davacı şirket olup basiretli tacir gibi davranmak zorundadır.Davacı şirket ihale şartnamesini okuyup yeri görüp buna göre teklif verip ihale ile söz konusu sahanın işletilmesi için kira sözleşmesi imzalayarak 20 yıl içinde 790.000.000 Ton kömür üretmeyi taahhüt etmiştir.Sözleşmeye göre yeri teslim aldıktan sonra ilk yıl 6 aylık hazırlık süresi olmak üzere üretmiş olduğu ve taahhüt ettiği kömürü üretip rödövans bedelini ödemiştir.Bu durum tarafların kabulündedir.İkinci yıl üretimi için çalışmalarına devam etmiş sel baskını nedeniyle davacı şirket süre uzatımında bulunmuş ve davalı tarafından ikinci yıl üretim süresi 9 ay uzatılmıştır.İkinci yıl rödovans bedeli de uzatma tarihinin son gününe kadar ödenmediğinden teminat mektubu nakte çevrilerek tahsil edilmiştir.3. yıl üretimi için üretime devam ettiği sırada davalı kuruma muracaat ederek yeniden yapılandırma talebinde bulunmuş davalı kurumun yönetim kurulunca 3. yıl için de 30 aylık bir süre uzatımı verilmesine reğmen bu dava açılmıştır.Ayrıca davacı sözleşmenin 23.maddesine göre madende rezervin bitmesi halinde sözleşmenin tasfiyesini isteyebilecek olup maden rezervi bitmiş değildir.Öte yandan sözleşme hukukuna hakim ilkelerden biride “ahde vefa ilkesidir”.Bu ilke karşısında sözleşmeye müdahale etmek son derece istisnai ve olağanüstü hal ve şartların mevcudiyetini gerektirir.Dosya kapsamına göre rezervin durumu “deprem,sel ve su baskını gibi olaylarla değişmemiş büyük ölçüde davacı şirketin maden rezervi ve çıkarılabilme şartları bakımından gerçek durumla örtüşmeyen bir düşünceden kayanlanmakta olduğu anlaşılmaktadır. TBK.nın 31 maddesinde(BK 24 mad) sayılan hallerde sözleşmenin iptali hakkı tanınmaktadır.Bu maddeye dayanarak sözleşmenin revizyonu istenemez.Davacının sözleşmenin iptalini istemeyip sözleşmenin uyarlanmasını istemesi doğru değildir.Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda bir nolu bentte yazılı nedenle birleşen dosyada teminat mektubundan kaynaklı alacağa ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenle asıl davada sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin verilen kararın BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, bozulan kısım için istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.