Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18018 E. 2013/3279 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18018
KARAR NO : 2013/3279
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
MÜDAHİL DAVACILAR : … ve ark
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalıma konu payların iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı … ’ın önalıma konu payların ilişkin bulunduğu 6 adet parseldeki muhtelif payları 09.09.2005 tarihinden başlamak üzere değişik tarihlerde satın aldığını belirterek 20.11.2006 tarihinde açtığı işbu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Dava dilekçesinde dava değeri payların toplam satış değeri olan 14.100 TL olarak gösterilmiştir. Mahkemece tahkikatın daha iyi yapılması amacıyla her bir parsele yönelik davanın ayrılmasına karar verilmiştir. Tefrik edilen davalar yönünden her bir parseldeki önalıma konu payın değerine göre davaya sulh hukuk mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmiştir. Tefrik edilen dosyaların bu şeklide alt görevli mahkemeye aktarılmasından sonra yargılamaya devam eden sulh hukuk mahkemesi;… Asliye Hukuk mahkemesince tefrik edilen bu davaların kanunen birlikte görülmesinde bir sakınca olmadığı, her bir parseldeki önalıma konu hisse bedelleri esas alınarak görevsizlik kararı verilemeyeceği gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vermiş olup hüküm davacı vekili tarafından temiyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davanın açıldığı tarihe göre yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK.nun 3/1.maddesi hükmü doğrultusunda asliye hukuk mahkemesinde açılan davada sonradan tefrik kararı verilmesinin HUMK.nun 3/1.madde hükmünü bertaraf etmeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK.nun 20.maddesinde “görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde taraflardan birinin bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihte, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihte, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmü getirilmiştir.
Aynı kanunun 331.maddesinin 2.fıkrasında “görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine bu mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerine mahkum eder.”
Öte yandan, aynı kanunun 323.maddesinin 1/ğ bendi hükmüne göre vekil ile takip edilen davalarda kanun gereği takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde görevsizlik kararı verilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevsizlik kararı veren mahkemece değil, dosyanın gönderildiği mahkemece hükme bağlanacağı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, mahkemece HMK.nın 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına şeklinde isabetli olarak karar verildiği halde aynı kanunun 323/1-ğ bendi hükmüne aykırı olarak vekalet ücreti konusunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.