Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18264 E. 2013/10620 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18264
KARAR NO : 2013/10620
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının, kiralananı devir aldığı dava dışı şirket ile yapılan kira sözleşmesinin 14/4. maddesine dayanarak üç ay önceden keşide ettiği 28.04.2009 tarihli ihtar ile sözleşmeyi feshettiğini ve kiralananı 31.07.2009 tarihinde tahliye edeceğini bildirmesine rağmen taahhüt ettiği tarihte kiralananı tahliye etmediğini ve kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında Ekim, Kasım 2009 kira bedelleri ile takip tarihi olan 18.12.2009 tarihine kadar ki 17 günlük Aralık 2009 ayı kira bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, kiralananın 30.09.2009 tarihinde tahliye edildiğini, takibe konu kira bedellerinin istenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
1- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.06.2006 tarihli sözleşme ile davacıya ait taşınmazın dava dışı şirkete 5 yıllığına kiralandığı, davalı ile yapılan 01.06.2007 tarihli ek sözleşme ile kira süresinin 10 yıla çıkarıldığı görülmüştür. Davacı 18.12.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2009 yılı Ekim ve Kasım ayı kira bedeli ile Aralık 2009 ayından 17 günlük kira bedeli olmak üzere 301.070.- USD’nin tahsilini istemiş, ödeme emri tebliği üzerine davalı itirazında kira sözleşmesinin 21.04.2009 tarihli ihtar ile fesih edildiğini ve kiralananın 2009 Eylül ayı sonunda tahliye edildiğini, bu sebeple kira borcu olmadığını bildirmiştir. Kiralananın tahliye edilerek anahtarın kiralayana teslim edildiğini davalının kanıtlaması gerekir. Anahtar teslimi hukuki bir olgu olup, yasal delillerle ispatlanmalıdır. Maddi bir olgu olmadığından anahtar teslimi tanıkla ispatlanamaz. Kiralananın davalı tarafından tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için kiralananın boşaltılarak anahtarın kiralayana usulüne uygun olarak teslim edilmesi zorunludur. Kiralananı tahliye ettiğini ileri süren davalı, anahtarı kiralayana teslim ettiğini kanıtlayamadığına göre, takibe konu kira bedellerinden sorumludur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, tanıkların tahliye tarihine ilişkin beyanları dikkate alınarak karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 9. maddesinde “Kira bedelinin zamanında tamamen veya kısmen ödenmemesi halinde, bu bedellerin tahakkuk tarihi ile ödemenin gerçekleştiği tarih arasında geçen süre için USD bazında yıllık libor + 2 temerrüt faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. Mahkemece, taraflarca kararlaştırılan bu sözleşme hükmü ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 120. maddesi esas alınmak suretiyle faiz alacağının hesaplanması gerekirken, sözleşme hükmü ve yasal sınır gözardı edilerek sözleşmede kararlaştırılan faiz türü ve oranı dışında ticari avans faizine hükmedilmesi yerinde değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı …ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.