Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18311 E. 2013/1975 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18311
KARAR NO : 2013/1975
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira bedeli ve apartman aidatının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı borçlunun vaki itirazı üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı hakkında birikmiş kira alacağı ve apartman aidat bedellerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının birikmiş borçlarını ödemediği gibi,haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı kiralananı tahliye ettiğini, borcu olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.11.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında 28.7.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 470 TL’den ödenmeyen 2010 yılı Ocak – Ekim ayları arası 4.700 TL ile aylık 130 TL’den 2009 yılı Mart – 2010 yılı Ekim ayları arası apartman aidatı 2.600 TL olmak üzere toplam 7.300 TL’nin tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalıya 10.8.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı süresinde yaptığı itirazında borcu bulunmadığını belirtmiştir.
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; anahtarın da kiraya verene teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiraya veren tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin belirttiği tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini yazılı delille ispatlayamazsa, kiraya verenin bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Kiracı tahliye tarihine kadar olan kira bedellerinden sorumlu olup, tahliye tarihinden sonraki alacak tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve konu yargılamayı gerektirdiğinden dar yetkili icra mahkemesinde bu davaya bakılamaz.
Olayımıza gelince; Davacı alacaklı davalı borçlunun 2010 yılı Mart ayında kiralananı tahliye edip teslim ettiğini bildirmiştir. Davalı borçlu anahtar teslimini ve tahliyeyi İİK.nun 269/c maddesinde nitelikleri yazılı belge ile kanıtlayamadığına göre, bu
durumda anahtar tesliminin ve tahliyenin davacının bildirdiği 2010 yılı Mart ayında gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece 2010 yılı Mart ayına kadar ödenmemiş kira ve aidat alacağının hesaplanarak bu miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına, anahtar teslim tarihinden sonraki alacak yargılamayı gerektirdiğinden 2010 yılı Mart ayından sonraki alacak yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.