Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18404 E. 2013/10613 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18404
KARAR NO : 2013/10613
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesi kurulacağı inancıyla ödenen bedelin iadesi amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalıya ait taşınmazı 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere kiralamak istediğini, bu amaçla 2009 Aralık ayında davalı ile görüşme yapıldığını, davalı tarafından Ocak ayına sayılmak üzere kira bedelinin yatırılması istendiğinden, davacının henüz doğmamış kira borcunu davalının ısrarı üzerine bankaya “Ocak ayı kirası ön ödemesi” açıklamasıyla yatırdığını, sonrasında makul bir süre içinde kira sözleşmesi yapılacağı düşünülürken davalının sözleşme yapmaya yanaşmadığını, taşınmazın davacıya teslim edilmediğini, davalıya bir daha ulaşılamaması sebebiyle tümüyle sebepsiz kalan hiçbir ticari ve hukuki ilişkiye dayanmayan davalı da kalan kira ön ödemesi olarak yatırılan 4720.- TL’nın tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve % 20 icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, taraflar arasında kira ilişkisinin kurulduğunu, ödenen kira bedelinin iadesinin istenemeyeceğini ve davanın reddini savunmuştur.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda davacı, taraflar arasında kira ilişkisinin kurulmasına yönelik ön görüşmeler yapıldığını, ancak sözleşme ilişkisi kurulmadığını belirterek kira ilişkisinin kurulacağı inancıyla ödenen paranın iadesini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinin kurulup, kurulmadığı noktasındadır. Kural olarak ispat yükü olumsuz bir olayın varlığını iddia edenden çok olumlu bir olayın varlığını iddia eden tarafa düşer. Davalı, kira ilişkisinin kurulduğunu iddia ettiğine göre ispat yükü davalıda olup, dosya kapsamından ve toplanan delillerden davalı bu iddiasını kanıtlayabilmiş değildir. Kaldı ki, davacı tarafından istirdadı istenen paraya ilişkin ödeme belgesinde “Ocak ayı kirası ön ödemesi” şerhi yer almakta olup, bu da davacının iddiasını destekler niteliktedir. Bu durumda, taraflar arasında kira ilişkisinin kurulduğu kabul edilemeyeceğinden, davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olan davacı tarafından ödenen paranın iadesi gerekir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı …ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.