YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18525
KARAR NO : 2013/2422
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28.maddesine göre muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Öte yandan, Tebligat Kanununun 21.maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere bir fıkra ilave edilmesine ilişkin 6099 sayılı Kanun 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, maddeye ilave edilen bu fıkra hükmüne göre, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı öngörülmüştür.
Ne var ki, tebliğ işleminin Tebligat Kanununun değişik 21/2.maddesinde belirtilen bu usule uygun olup olmadığının denetlenmesi bakımından tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde belirtilen adres ile aynı olup olmadığının tebligat memurunca tebliğ zarfına yazılması zorunludur.
Olayımızda, … ‘ye hükmün Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmişse de, tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan komşu imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt da bulunmadığından, Tebligat Kanununun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece hükmün adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ,
2- Hüküm, davalılardan Mecburiye’ye “oğlu … ” şerhiyle tebliğ edilmiş olup, tebliğ yapılan kişinin muhatap ile birlikte oturduğuna ilişkin açıklama tebligat parçasına yazılmamıştır. 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 16, Tebligat Tüzüğünün 22.maddesine göre, Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa, tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Tebligatın geçerli olabilmesi için tebligatı
alacak kişinin muhatapla birlikte oturması şarttır. Bu usule uyulmadığından adı geçen davalıya yapılan hüküm tebliği geçersizdir. Mahkemece, anılan davalıya hükmün yöntemine uygun olarak tebliği,
3- Temyiz eden davalı … dava tarihinde cezaevinde olduğunu bildirdiğinden, adı geçenin cezaevinde tutuklu ya da hükümlü olarak bulunup bulunmadığının, hükümlü ise, verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşleşip kesinleşmediğinin ve kendisine vasi atanıp atanmadığının bildirilmesi ve buna ilişkin evrakın gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.