Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/18857 E. 2013/2176 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18857
KARAR NO : 2013/2176
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhtesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde HMK.nun yürürlüğe girilmesinden önce açılan davalarda muhtesatın değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak, sulh mahkemesinde çözümlenir.Aksi halde muhtesata ilişkin uyuşmazlığı çözme işi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girer. HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra ise değere bakılmaksızın muhtesatın kime ait olduğunun tesbiti konusunda davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Muhtesatın kime ait olduğunun tesbiti, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini aşması halinde muhtesatın kendisine ait olduğunu ileri süren paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK.’nun 567. maddesi hükmü uyarınca on (10) günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz.Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı taşınmazdaki evin kendisine ait olduğunu iddia etmiş, Mahkemece keşifte dinlenen tanık beyanları doğrultusunda muhdesatın davacıya ait olduğu kabul edilmiştir. Davalının temyiz talebi dikkate alındığında muhdesat hususunda taraflar arasında ittifak olduğu söylenemez. Dava, 14.09.2011 tarihinde HMK.nun yürürlüğe girmesinden önce açılmıştır. Muhdesatın değeri dikkate alındığında muhtesatın kime ait olduğunun tesbiti konusunda Sulh Hukuk Mahkemesi görevsiz olduğundan, Mahkemece üzerinde ittifak sağlanamayan ve tapuda da aidiyetine ilişkin şerh bulunmayan muhdesat yönünden, davacıya muhdesatın aidiyetine ilişkin dava açması için süre verilerek, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.