Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12109 E. 2013/15307 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12109
KARAR NO : 2013/15307
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar ve davacılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosya, öncesinde gerekçeli kararın tebliğindeki eksiklikler ve bir kısım davalılar tarafından karar temyiz edilmiş olmasına rağmen harcı alınmadığından bahisle Dairemizce geri çevrilmiş ise de, eksiklerin kısmen ikmal edilerek dosyanın dairemize gönderildiği görülmüştür.
Tebligat Kanununda 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş olup 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanununun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Tebligat Kanununun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Tebligat Kanununun 35/2. maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.
Olayımıza gelince; gerekçeli karar, davalılardan …, … ve …’ya Adres Kayıt Sisteminde kayıtlı adresleri bulunduğu halde Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılmış olup, tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür.
Gerekçeli kararın adı geçen davalıların, kimlik bilgilerine göre adres kayıt sistemindeki son adresi tespit edilerek, tespit edilen adresine tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenilmesi,
Öte yandan, davalılar …, …, … ve … tarafında verilen temyize cevap dilekçesi dairemizce katılma yolu ile temyiz dilekçesi kabul edilerek, harcın ikmali HMUK’un 434 maddesi gereğince işlem yapılmak için geri çevrilmiş ve mahkemece geri çevrilme işleminden sonra davalılara muhtıra çıkartılmışsa da, HUMK’nun 434 Maddesi gereğince temyiz istemine yönelik olarak bir karar verilmemiştir. Bu yönden de gereğinin yapılması,
Ayrıca incelemesine gerek duyulan davaya konu taşınmazın son halini gösterir tapu kaydının da tapu müdürlüğünden getirtilerek evrak içerisine alınması akabinde inceleme yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.