YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12232
KARAR NO : 2013/13664
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye ve kötü kullanımdan kaynaklanan hasar ve zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece akde aykırılığa esas teşkil eden olgulardan duvarda açılan kapının eski hale getirilmiş olması nedeniyle bu sebebe dayalı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kullanım şeklinin değiştirilmesi sebebine yönelik tahliye talebinin reddine karar verilmiş olup hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; işyerinin davalılara kumaş deposu kullanımı için kiraya verildiğini, ancak davalı kiracıların işyerini garaj ve derin dondurucu tamirhanesi olarak kullandıklarını, ayrıca işyerinin duvarına delik açılarak bitişikteki bağımsız bölüm ile irtibatlı hale getirildiğini, keza zeminin fayans kaplı olmasına rağmen şap beton haline dönüştürüldüğünü belirtilen akde aykırılıkların keşide edilen ihtara rağmen giderilmediğini belirterek kiralananın tahliyesine ve şimdilik 5.000 TL hasar ve zarar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; Taşınmazın sözleşmedeki niteliğinin kumaş deposu olarak değil işyeri olduğunu, kullanım şeklinin sözleşmeye uygun olduğunu, duvara açılan deliğin binanın statiğine bir zarar vermediği gibi kira sözleşmesi sonunda kolayca eski hale getirilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yargılama aşamasında duvarın eski hale getirilmiş olması göz önünde bulundurularak buna ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kullanım şeklinin değiştirilmesi sebebine yönelik tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 01.01.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 1.maddesinde taşınmazın işyeri olarak kullanılacağı başka amaçla kullanılmayacağı belirtilmiştir. Davacılar vekili; taşınmazın kumaş deposu kullanımı için kiraya verildiğini ancak hali hazırda garaj ve derin dondurucu tamir işlerinde kullanıldığını öte yandan yan duvarın bir bölümünün yıkılarak kapı açıldığını iddia etmiştir. Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan
madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Davaya konu işyerinin bitişik bağımsız bölüm ile irtibatlı hale getirilmesi için duvarın bir bölümünün yıkılarak kapı açılması kiracının özenli kullanma borcuna aykırılık teşkil etmekte olup davalı belirtilen akde aykırılığı ihtarname ile kendisine tanınan sürede gidermemiştir. Davalı vekili yargılama aşamasında duvarın örülerek eski hale getirildiğini bildirmiş ise de, bu durum açılmış olan tahliye davasını konusuz hale getirmeyeceği gibi doğmuş olan dava hakkını da bertaraf etmez. Açıklanan nedenlerle davacının bu sebebe dayalı tahliye davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm verilmesi doğru değildir. Öte yandan davacının tazminat istemi hakkında da değerlendirme yapılmaması da hatalı olup belirtilen nedenlerle hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.