Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12303 E. 2013/14856 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12303
KARAR NO : 2013/14856
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av…. geldi. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 20.08.2011 tarihli ve bir yıl süreli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, davalının geçerli bir sebep yokken kiralananı 20.01.2012 tarihinde tahliye ettiğini, davalının feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işyerinin 10.07.2012 tarihine kadar kiraya verilemediğini belirterek, taşınmazın boş kaldığı süreye ilişkin 5 ay 20 günlük kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; feshin haklı nedene dayandığını, taşınmazın depo olarak kiralandığını, davalı şirketin faaliyet konusu gereği bina dışına yapılacak portatif yük asansörünün zorunlu olduğunu, bu durumun davacı tarafından bilindiğini, bu koşullar çerçevesinde taşınmazın kiralandığını, ancak ruhsat başvurusunun belediyece reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığı ve taşınmazın olağan koşullarda en erken 3 ayda kiraya verilebileceği benimsenerek 3 aylık süreye ilişkin kira tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 20.08.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme ile davacıya ait binanın tamamı, depo olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. Davacı sözleşmenin kiracı tarafından haklı bir nedene dayanmaksızın süresinden önce feshedildiğini belirterek, erken tahliye nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur. Kural olarak sözleşmenin haklı bir nedene dayanmaksızın süresinden önce feshi tazminat sorumluluğunu doğurur. Kiraya veren fesih nedeniyle uğradığı kayıpların tazminini sözleşmenin tarafı olan kiracıdan isteyebilir. Ancak taraflar sözleşmenin kuruluş
aşamasında süresinden önce feshe ilişkin düzen ve koşulları kendi aralarında kararlaştırabilirler. Bu durumda tazminatın sözleşmede kararlaştırılan bu düzen ve koşullar çerçevesinde hüküm altına alınması gerekir. Somut olayda kira sözleşmesinin matbu özel koşullar 8.maddesinde kiracı lehine erken fesih hakkı tanınmış bunun düzen ve koşulları tespit edilmiştir. Anılan maddeye göre; kiracının kiralananı boşaltma istemesi durumunda kiraya verene bir ay öncesinden haber vereceği hükme bağlanmıştır. Kira sözleşmesindeki bu hükümden de açıkça anlaşıldığı üzere 1 yıllık sözleşme süresini beklemeden kiralananı tahliye etmesi kiracının kendi ihtiyarına bırakılmıştır. Ne var ki bu durumda kiracıya 1 ay öncesinden feshi ihbar külfeti yüklenmiştir. Feshin sözleşmedeki koşullara uygun olması durumunda kiracının tazminat yükümlülüğü doğmayacaktır. Davalı kiracının 23.12.2011 tarihinde keşide edilen fesih bildirimi üzerine kiralanan 20.01.2012 tarihinde tahliye edilmiştir. Fesih bildiriminin kiralayana tebliğine ilişkin belge dosyaya ibraz edilmemiş ise de ihtar tarihi ile tahliye tarihi arasında bir aydan daha kısa bir süre bulunduğundan fesih ihbarının sözleşmeye uygun olduğundan söz edilemez. Ne var ki kiralananın bir aylık ihbar süresinden önce tahliye edilmesi taşınmazın daha erken kiraya verilmesi bakımından kiraya veren lehine sonuç doğurduğundan davalının erken tahliyeden kaynaklanan sorumluluğunun fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay ile sınırlı tutulması gerekir. Bu durumda mahkemece ihtarın kiraya verene hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilerek yukarıda açıklanan esaslar dairesinde tazminata hükmedilmesi gerekirken belirtilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.