Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/1235 E. 2013/4364 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1235
KARAR NO : 2013/4364
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye-alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeni ile tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, tahliye isteminin kabulüne, kira alacağı isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, kiralananın boşaltıldığının yasal delillerle kanıtlamadığına, temerrüt olgusunun ihtarnamenin keşide tarihi itibariyle muaccel olan kira paraları yönünden gerçekleştiğine göre davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin kira alacağına ilişkin temyizine gelince;
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 10. maddesinde kira bedelinin sözleşmede kararlaştırılan sürede ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan itibaren sözleşme süresinin sonuna kadar tüm kira bedellerinin muaccel olacağı koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve karara esas alınan 05/03/2011 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 1300 TL olup, her ayın ilk 5 iş günü içinde peşin ödeneceği, özel şartlar bölümünün 10. maddesinde ise kira bedelinin sözleşmede kararlaştırılan sürede ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan itibaren sözleşme süresinin sonuna kadar tüm kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup, tarafları bağlar. Davacı anılan sözleşmeye dayanarak davalı borçlu hakkında 2011 yılı Kasm ayı ve 2012 yılı Şubat ve Mart ayları kira paralarının ödenmediğini ileri sürerek sözleşmedeki muacceliyet koşulu uyarınca 2013 yılı Şubat ayına kadar(Şubat dahil) kira bedeli toplamı 18.200 TL’nin tahsilini ve davalı kiracının kiralanandan tahliyesini istemiş, davalı ise 1300 TL depozito ödediğini ve 04/03/2012 tarihli son kirayı da ödeyeceğini söylediğini davacının kabul etmediğini, taşınmazı tahliye ettiğini, kira borcu bulunmadığını savunmuştur.
Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödenmeyen 2011 yılı Kasm ayı ve 2012 yılı Şubat ve Mart ayları kirası ile muacceliyet koşulu uyarınca 2013 yılı Şubat ayına kadar(Şubat dahil) kirasının da tahsili istenildiğine göre değerlendirmenin dava tarihine kadar ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekirken, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirasının da değerlendirmeye tabi tutulması yeni yasal düzenleme karşısında doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle hükmün tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, 2.bentte yazılı nedenlerle hükmün alacağa ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.