Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/12712 E. 2014/4351 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12712
KARAR NO : 2014/4351
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kiracı tarafından açılan tazminat ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu taşınmazı fırın olarak kiraladığını, peşin 5.000 TL ödediğini, taşınmazda tadilat yaptığını, ancak dava dışı 3. kişinin taşınmazı zapt ettiğini, taşınmazda faaliyete başlayamadığını, davalının 3.100 TL yi iade ettiğini ancak kalan 1900 TL’ yi iade etmediğini, taşınmaza 17.055 TL masraf yaptığını, masraflarının ve alacağının tahsilini, yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL kâr kaybını talep etmiştir. Davalı taşınmazı eski kiracısının zaptettiğini, bu kişi hakkında dava açtığını kötü niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kazanç kaybı ve kira parasına yönelik davanın reddine, taşınmaza yapılan tadilatlar yönünden 2.445 TL’nin tahsiline, taşınmazda sökülebilecek durumda olan 9.930 TL değerindeki imalatların davacı kiracıya iadesine karar verilmiştir.
1-Davacının iadesine karar verilen imalat bedellerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2010 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davaya konu taşınmaz dava dışı K… O… tarafından zapt edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu inşaat mühendisi bilirkişisi kalıcı olarak yapılan imalatların bedelinin 3.145 TL, taşınabilir imalatların bedelinin 9.930 TL olduğunu tespit etmiş, davaya konu fırınla aynı koşullarda bir fırının ancak bir ay içerisinde kiralanabileceğine dair rapor düzenlemiştir. Mahkemece 9.930 TL değerindeki sökülebilir nitelikteki imalatların davacıya iadesine karar verilmiş ise de, hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece imalat konusu iadeye tabi parçaların her birisinin sayı ve bedeli ayrı ayrı belirtilmek suretiyle aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmaz ise bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Davacının kar kaybına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Borçlar kanunun 249. maddesi uyarınca kiralayan kiralananı sözleşme ile amaçlanan kullanıma uygun bir biçimde teslim etmek ve bu halde bulundurmakla yükümlüdür. Ayrıca BK. 253 ve TBK. 309.maddelerinde kiralayanın zapta karşı sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre “Bir üçüncü kişinin kiralananda kiracının hakkıyla bağdaşmayan bir hak ileri sürmesi durumunda kiraya veren, kiracının bildirimi üzerine davayı üstlenmek ve kiracının uğradığı her türlü zararı gidermekle yükümlüdür.” Olayımızda davaya konu taşınmaz üçüncü kişi tarafından zaptedilmiş ve kiracının taşınmazı kullanımına engel olunmuştur. Bu durumda haksız feshedilen sözleşmeden dolayı davacı kiracının zararlarının tazmin edilmesi gerekir. Mahkemece davacının kar kaybı isteminin reddine karar verilmiştir. Ne var ki, TBK. 114. (BK.98) maddesi uyarınca, sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanması gereken, TBK. 52. (BK. 44) maddesi hükmüne göre, davacı kiracı da zararın artmaması için sözleşmenin feshi tarihinden itibaren aynı vasıfta işyerini kurmak ve aynı koşullarda bir yere taşınmak konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Mahkemece, sözleşmenin feshi tarihinden itibaren davacının aynı işi yapabileceği bir dükkanı bulabileceği makul süredeki kâr kaybı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, istemin tümden reddine karar verilmesi de doğru değildir.
3- Davacının kira bedelinin iadesine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı kiracı davalıya 5.000 TL peşin kira bedeli ödediğini savunmuş, davalı kiraya veren savunmalarında 2400 TL’yi peşin aldığını, davacıya 3.500 TL geri ödediğini, ödediği bu kalemlerin peşin alınan kira bedeli ve yaptığı imalatlara yönelik olduğunu beyan etmiştir. Davacı kiracı davalının 3.100 TL iade ettiğini kabul etmiştir. Mahkemece peşin ödenen kira bedeli 2.400 TL olarak kabul edilmiş ve davacının 3.100 TL geri alması nedeniyle kira bedelinin iadesine yönelik istem reddedilmiştir. Taraflar arasında imzalanan tarihsiz belgede davalının davacıya 3.500 TL ödeme yaptığı yazılıdır. Davacı 5.000 TL peşin ödediğini iddia etmiş ise de yazılı belge ile bu iddiasını ispat edememiştir. Ancak dava dilekçesinde her türlü delil tabiriyle yemin deliline de dayandığına göre ödenen kira bedeli yönünden davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.