YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13124
KARAR NO : 2013/13984
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,ihtiyaç nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava konusu kiralananlarda yeni bir Sosyal Güvenlik Merkezi hizmet binası yapmak için ihale yapıldığını,davalı kiracının yapılan ihtarlara rağmen taşınmazları tahliye etmediğini,müvekkili kurum ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Emlak Yönetmeliği hükümlerine göre yapıldığını ve bu yönetmeliğin 33. maddesinde yer alan düzenlemeye göre kira sözleşmesinin serbestçe kurumları tarafından düzenlendiğini ve kira sözleşmesine 4.maddenin ilave edildiğini belirterek, kiracının ihtiyaç nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin hususi şartlar başlıklı ekinin 4.maddesinde belirtilmiş olan ve davacı tarafça yazılı tahliye taahhüdü olarak belirlenen şart ve taahhüdün 6570 sayılı Yasanın 7-a maddesi hükümleri ile aynı şekilde Borçlar Kanununa atıfta bulunan maddelerine aykırı şekilde düzenlendiğini,tahliye taahhüdünde belirli ve muayyen bir tarih belirlenmediğinden taahhüdün geçersiz olduğunu, kira sözleşmesinin 01.02.2014 tarihine kadar geçerli olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, netice itibariyle ihtiyaç nedenine dayanılarak açılmış tahliye istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.02.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl sürelidir. Kira sözleşmesinin hususi şartlar 24. maddesinde ve ek hususi şartlar 4. maddesinde yer alan kiralananlara kurum tarafından ihtiyaç duyulduğunda sözleşme sonu beklenmeksizin kiralananların tahliye edileceğine dair düzenleme belli bir tahliye tarihini gösteren yazılı tahliye taahhüdü niteliği bulunmamaktadır.
6098 sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.02.2009 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olduğuna göre davanın süre sonunda açılması gerekirken süre dolmadan 03/07/2012 tarihinde açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.