Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/13906 E. 2013/15912 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13906
KARAR NO : 2013/15912
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … ve davalı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen dava, davacı kiracı tarafından davalı kiraya veren aleyhine açılan menfi tespit istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin icra tazminatı isteminin reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, davalı kiraya veren tarafından davacı kiracı hakkında 01.05.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesinden kaynaklanan 2006 ve 2007 yıllarına ait ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla … 2. İcra Müdürlüğünün 2009/894 ve 2009/889 esas sayılı dosyalarında başlatılan takipler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 09.02.2012 tarihli ilk kararında asıl ve birleşen davaların reddine,gerekçeli kararda davalı lehine %40 icra tazminatına hükmedilmiş, davacının temyizi üzerine Dairemizce hüküm 11.10.2012 tarihinde onanmış,davacı tarafın karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 28.02.2013 tarihli ilamı ile kısa kararda icra tazminatına ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle kısa karar gerekçeli karar çelişkisi bulunduğundan bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamından sonra verilen 20.06.2013 tarihli son kararda asıl ve birleşen davaların reddine,dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalının icra tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından icra tazminatına hasren temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanun’unun 72/3. maddesinde, “….icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve göstereceği teminat karşılığında mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir…”Aynı Yasanın 72/4. maddesinde “…dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar, alacaklı ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağını geç almasından doğan zararını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde %40 dan aşağı tayin edilemez…” düzenlemesi bulunmakdadır.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2005 başlangıç tarihli ve 4 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiraya veren tarafından bu kira sözleşmesine dayanılarak 2006 ve 2007 yıllarına ait ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçlu kiracının itirazı üzerine alacaklı tarafından icra mahkemesinde açılan itirazın kaldırılması davalarının kabulüne karar verildiği görülmüştür. Takip konusu alacak kira alacağı olup, yazılı kira sözleşmesinde miktarı ve vadesi açıkça yazılıdır. Bu durumda takip konusu kira alacağının belli ve muayyen ve likit olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemenin alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra tazminatı talebinin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Kaldı ki, mahkemece davacının talebi üzerine icra dosyasına yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verildiği görülmüştür. Bu nedenlerle davalı kiraya verenin vekilinin %40 icra tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin icra tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün icra tazminatına hasren BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.