YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14238
KARAR NO : 2013/14664
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ile kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Davacı vekilinin tahliye yönünden taleplerinin kalmadığını beyan etmesi üzerine mahkemece itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya ve takibe dayanak yapılan 03.06.2012 başlangıç tarihli, bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı 11.01.2013 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile ödemediği iddia olunan 2012 Aralık, 2013 Ocak ve sözleşmenin 19. maddesi gereğince muacel hale gelen dönem sonuna kadarki toplam 6 ay kira bedeli 13.200.- USD’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalının süresinde yapmış olduğu icra takibine vaki itirazında kiralananın boşaltıldığını, anahtarının teslim edildiğini, kiralananın teslimi sırasında alacaklı tarafla ibralaşıldığını savunarak, 12.12.2012 düzenleme tarihli belgeyi itiraz dilekçesine eklemiştir. Mahkemece, tarafların ibralaştığı, kira sözleşmesi uyarınca kiraların peşinen oturmaya başlamadan aybaşından itibaren alındığı, böylelikle takibin yapıldığı 2012 yılı Aralık kira bedelinin de ödenmiş olduğu takibin yapıldığı tarih itibari ile ödenmeyen muacel kira borcu bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra dosyasında mevcut ve davacı tarafça imzalı 12.12.2012 günlü belgede, 03 Haziran, 03 Temmuz, 03 Ağustos, 03 Eylül, 03 Ekim, 03 Kasım 2012, 6 aylık kira borcunun davalıdan tahsil edildiği yazılmış, 6 aylık kira borcunun kaldığı belirtilmiştir. Bu belge takibe konu borçlara ilişkin olarak düzenlenmediğinden bir ibraname niteliğinde olduğu kabul edilemez. Makbuz niteliğindeki bu belgede, Aralık 2012 ay kirasının ödendiğine ait bir beyanda bulunmamaktadır. Davalı bu belge dışında herhangi bir yazılı ödeme belgesini dosyaya sunmamıştır. Kiralananın tahliye edildiği her iki tarafça da kabul edilmiş ise de, kiralanana ait anahtar tesliminin hangi tarihte yapıldığı hususu mahkemece araştırılmamış, taraflardan bu husus sorulmamıştır. Ancak davalı yazılı belge ile anahtar teslimini kanıtlayamazsa, davacı tarafın bildirdiği tarihin esas alınması gerektiğinden davalının anahtar teslim tarihine kadarki aylık kira bedellerinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı, 6098 Sayılı Türk Borçlar
Kanunu’nun 346. maddesi gereğince, davalı kiracının sıfatına ve kiralananın mesken olarak kullanılması sebebiyle, taraflar arısnda düzenlenen sözleşmenin 19. maddesinde kararlaştırılan muaccelliyet şartının geçersiz hale geldiği hususu da göz önünde bulundurularak, anahtar teslim tarihine kadarki kira alacak miktarının tespitinden sonra neticesine göre itirazın kaldırılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tüm talebin reddi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.