Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/14334 E. 2013/16214 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14334
KARAR NO : 2013/16214
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava peşin ödenen kira parasından akdin feshedildiği tarihten sonraki kısmının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan … bayilik sözleşmesinin tarafı olmadığından hakkındaki davanın husumet nedeniyle, diğer davalı şirket hakkındaki davanın borcu bulunmadığı tespit edildiğinden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davaya konu akaryakıt istasyonunun yararlanma ve tasarruf hakkının davacı şirkete bırakılması konusunda davalı ile 21.08.2003 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi imzaladıklarını, 10 yıllık kira parasının davalıya peşin olarak ödendiğini, kiralananın … akaryakıt istasyonu olarak faaliyetine devam ederken Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihinde yayınladığı genel bildirim ile; bayi, malik ve değıtım şirketi arasındaki bayilik sözleşmesi ile bağlantılı kira ve intifa hakkı tanınması gibi şahsi ve ayni hakların 4054 sayılı Rekabet Kanununun 5.maddesi gereğince rekabet yağı kapsamında değerlendirilerek 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış ve süresi 5 yılı aşan sözleşmelerin 18.09.2010 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlanabileceği, bu tarihten sonra yapılan sözleşmelerin süreleri ne olursa olsun yapıldığı tarihten itibaren ilk 5 yıllık süre boyunca geçerli olarak kabul edildiğini, Rekabet Kurulunun aldığı karar nedeniyle taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 18.09.2010 tarihinden sonraki kısmının geçersiz hale geldiğini ve akdin bu süreye ilişkin kısmın ifasının hukuken imkansız hale geldiğini, 10 yıllık kira süresine ilişkin olarak davalıya ödenen 220.000 USD+ KDV’den sözleşmenin geçersiz hale geldiği 18.09.2010 ile sözleşme süresi sonu olan 03.09.2013 tarihleri arasındaki kısmının iade edilmesi gerektiğini belirterek bu döneme tekabül eden kullanım bedeli olan 133.188 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili kiralananın mülkiyetinin 27.10.2009 tarihinde dava dışı bankaya geçtiğini, bu tarihten sonraki sorumluluğun devralan bankaya ait oluğunu, davacının alacağının intifa bedeli, teşvik bedeli ve yapmış oluğu yatırımların işlememiş olan süreye tekabül eden kısmını talep ettiğini, ancak toplam alacağın hangi oranda ve ne kadarını belirtilen kalemlere tekabül ettiğinin açıklanmadığını. Müvekkilinin bayilik sözleşmesi kapsamında davacıya ait ürünlerin satışını yaptığını, davacının bundan fayda ve kazanç sağladığını, haksız iktisap hükümlerine göre iyi niyetli iade borçlusunun sadece elinde kalanı iade etmekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda davalının elinde bir şey kalmadığını, davacının verdiğinin karşılığını fazlasıyla aldığını
belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davalı tarafından sonradan sunulan ödeme belgesi nazara alınarak, bilirkişi tarafından hesaplanan ve iadesi gereken 146.272,08 TL alacağın davalı şirket temsilcisi tarafından dava tarihinden önce 18.12.2009 tarihinde 179.370,87 TL olarak davacıya ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalılardan … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin davalı … Petrol Akaryakıt A.Ş. hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 21.08.2003 tarihli ve tapuya şerh edildiği tarihten itibaren 10 yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye konu taşınmaz akaryakıt servis ve satış istasyonu olarak kullanılmak veya üçüncü kişilere bu amaçla kullandırılmak üzere davacıya kiraya verilmiştir. On yıllık sözleşme süresine tekabül eden kira parasının davalı kiralayana peşin olarak ödendiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, Rekabet Kurulunun 12.03.2009 tarihinde yayınladığı genel bildirim ile bayi, malik ve dağıtım şirketi arasındaki bayilik sözleşmesi ile bağlantılı uzun süreli kira sözleşmelerinin 4054 sayılı Rekabet Kanununun 5.maddesi gereğince rekabet yasağı kapsamına alındığını, bu kapsamda 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış ve süresi 5 yılı aşan sözleşmelere 18.09.2010 tarihine adar geçerlilik tanındığını, Rekabet Kurulunun anılan kararı nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmesin 18.09.2010 tarihinden sonraki kısmının ifasının hukuken imkansız hale geldiğini belirterek peşin ödediği kira parasının 18.09.2010 tarihinden sonraki kısmının iadesini istemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Rekabet Kurulu duyurusunda belirtilen 18.09.2010 tarihinden sonraki kira süresi 2 yıl 11 ay 20 gün olup bu süreye ilişkin iadesi gereken tutarın 146.22,08 TL olduğu hesaplanmıştır. Davalı tarafından söz konusu tutarın daha önceden ödendiği bildirilerek buna ilişkin banka dekontu dosyaya ibraz edilmiş ise de, davacı ödemenin dava konusu alacağa ilişkin olmayıp davalının, önceki borçlarına mahsup edildiğini savunmuştur. Dosyaya sunulan ödeme dekontu 179.370,87 TL’lik tutara ilişkin olup ödemenin neye istinaden yapıldığı açıklanmamıştır. Taraflar arasında kira ilişkisi dışında bayilik ilişkisi de mevcuttur. Davacı ödemenin dava konusu borca ilişkin olmadığını savunduğuna göre Mahkemece bu konudaki tereddütlerin giderilmesi yolunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.