YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14472
KARAR NO : 2013/15304
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ihtiyaç ve temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan BK.nun 260 maddesi gereğince temerrüt şartları oluştuğundan bahisle kiralananın tahliyesine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan, Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel(istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Olayımıza gelince; mahkemece temerrüde esas alınan 07.09.2010 tarihli 2404 Y.Nolu ihtarnamede davalı kiracının, birikmiş kira paralarının 30 gün içinde ödemesi ve kiralanana ihtiyaçları olduğundan bahisle teslim edilmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir. İhtarnamede kira parasının ödenmemesi halinde bu nedenle akdin feshinin talep edileceğinin açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle, ihtarname, dava tarihinde yürürlükte bulunan BK.260 maddesine uygun değildir. Bu nedenle temerrütün gerçekleşdiğinden söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.