YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14493
KARAR NO : 2013/15376
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 350/1 ve 351. maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez. Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davalının 05/05/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu, dershane olarak kullanılan taşınmaz davacı tarafından 25/03/2013 tarihinde satın alındıktan sonra, davacı aynı gün keşide, 28/03/2013 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile satın alma keyfiyetini ve kiralanana ihtiyacı olduğunu, taşınmazın sözleşmenin bitim tarihi olan 05/05/2013 tarihinde tahliye edilmesini davalıya bildirmiştir. 16/05/2013 tarihinde, süresinde açmış olduğu işbu dava ile de, kiralananı KPSS ve bilgisayar kursu işletmek için satın aldığını belirterek, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı ise cevap vermeyerek davanın reddini savunmuştur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının halen Sağlık Ocağı Caddesi No:29 adresinde bulunan taşınmazda Özel … İhtiyaç Akademi kursu adı altında kurs işletmeciliği yaptığı anlaşılmaktadır. Davadaki uyuşmazlık, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı noktasındadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından, taşınmazın satın alındığına, ihtarname gönderildiğine, dershane olarak halen faaliyet gösterilen adresten kiralananın bulunduğu adrese nakil için milli eğitim müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığına dair dosyaya belgeler sunulmuş ise de sunulan belgeler ihtiyacın gerçek samimi ve zorunlu olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Mahkemece ihtiyaç iddiasının ispatı bakımından davacı tanıkları
dinlenmemiş, mahallinde mukayeseli keşif yapılmadan hüküm verilmiştir. Bu nedenle uzman bilirkişi yada bilirkişiler eşliğinde mahallinde mukayeseli keşif yapılarak hangi taşınmazın üstün vasıflı olduğunun belirlenmesi ile tanık dahil tüm taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.