Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/1518 E. 2013/13659 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1518
KARAR NO : 2013/13659
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak-İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak-itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece alacak isteminin reddine, itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının 01.10.2003 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, kira bedellerini ödemeyen davalı hakkında … 3.İcra Müdürlüğünün 2012/729 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, sözleşmedeki artış koşulu uyarınca kira parasının aylık 1.150 TL olmasına karşın takipte ödenmeyen ve muaccel hale gelen kira bedellerinin 650’şer TL’lik kısımlarının talep edildiğini, davalının takibe kısmi itiraz edip anahtarı tevdi mahalline bıraktığını, tevdi mahalli kararının müvekkiline 02.04.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarih itibariyle taşınmazın yeniden kiraya verilmesine kadar geçecek süre için davalının kira ödemekle yükümlü olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibe konu edilmeyen ve saklı tutulmayan bakiye kira alacakları ile erken tahliyeden kaynaklanan makul süreye ilişkin kiranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; müvekkili ile davacı arasındaki kira ilişkisinin 31.12.2009 tarihi itibariyle sona erdiğini bu tarihten itibaren kiralananın … tarafından işletilmeye başlandığını, kira paralarının da onun tarafından ödendiğini, bu hususa davacı tarafından örtülü muvafakat verildiğini öte yandan kabul anlamına gelmemek kaydı ile aylık kira parasının 650 TL olup tamamının ödendiğini, davacıya her hangi bir kira borçları olmadığını savunmuştur. Mahkemece takip talepnamesinde kira parasının aylık 650 TL olarak belirtilmiş olması nedeniyle davacının 1.150 TL aylık kira parası iddiasının gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle bakiye kira alacağı talebinin reddi gerektiği, tahliye tarihi itibariyle sadece Mart/2012 ayı kirasına yönelik itirazın iptali gerektiği, keza takip talepnamesinde tahliye isteği yer aldığı ve anahtar da bu isteğe uygun olarak ödeme emrinin tebliğ tarihinden sonra tevdi mahalline bırakıldığından erken tahliye tazminatının istenemeyeceği gerekçesi ile Mart/2012 kirası olan 650 TL ye yönelik itirazın iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.10.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunmakta olup kiralananın 02.04.2012 tarihi itibariyle tahliye edildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, aylık kira bedelinin ne olduğu ve erken tahliye nedeniyle davacının tazminat isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Sözleşmede
aylık kira bedeli 500 TL olup, ikinci ve diğer yılların kirasının Tefe, Tüfe ve enflasyon artışı oranında arttırılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı takip tarihi itibariyle aylık kira parasının 1.150 TL olduğunu iddia etmiş, davalı ise iddiaya karşı çıkarak aylık kira parasının 650 TL olduğunu savunmuştur. Takip talepnamesinde kira parası aylık 650 TL üzerinden hesaplanmış olmasına karşın fazlaya ilişkin alacak talep etme hakkı açıkça saklı tutulduğundan, takip talepnamesindeki aylık kira miktarının davacı yönünden bağlayıcı olduğu kabul edilemez. Mahkemece bir önceki dönem ihtilafsız olarak ödenen aylık kira parası ve sözleşmedeki artış koşulu bir arada değerlendirilerek alacak istemi hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Erken tahliyeden kaynaklanan yeniden kiraya verme süresine ilişkin uyuşmazlığa gelince; takip talepnamesine bağlı olarak tahliye ihtarını içeren ödeme emri davalıya 22.02.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı kiralanana ait anahtarı 13.03.2012 tarihinde tevdi mahalline bırakmıştır. Takip talepnamesinde tahliye isteğinin yer alması BK. 260. maddesinde düzenlenen kiracının temerrüdünün hukuki bir sonucu olup bu durum kira sözleşmesinin taraflarca iradi olarak feshedildiği şeklinde yorumlanamaz. Nitekim takibe konu Mart/2012 kirası yönünden davalının temerrüde düştüğü mahkemenin de kabulündedir. O halde mahkemece taşınmazın aynı koşullarda ne kadar sürede yeniden kiraya verilebileceği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.