YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15826
KARAR NO : 2013/16298
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından kira alacağının tahsili için başlatılan tahliye istekli icra takibine davalı-borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak temerrüt nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesini, ıslahla da itirazın kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin feragat nedeniyle reddine, tahliye isteminin kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK.nun 176. maddesinde “Taraflardan her biri yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda bir davada sadece usul işlemleri ıslah edilebilecek olup, ıslahla yeni bir dava açılamaz ve istemde bulunulamaz.
Olayımıza gelince; Davacı vekili 22.09,2011 tarihli dava dilekçesi ile davalı borçlunun aleyhine yapılan icra takibine itiraz etmediğini belirterek temerrüt nedeniyle tahliye davası açtıktan sonra 11.01.2012 tarihli dilekçesiyle davasını itirazın kaldırılması ve tahliye olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekili başlangıçta itirazın kaldırılması isteminde bulunmadığı halde yeni bir dava niteliğinde olan itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Bu şekilde yapılan ıslah HMK.’ya göre geçerli ve usulüne uygun bir ıslah olarak kabul edilemez. Bu durumda mahkemece usulüne uygun bir ıslah bulunmadığından süresinde yapılan itirazın kaldırılması istenmeden tahliye davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.