YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15886
KARAR NO : 2013/16398
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye ve alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kira alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne ve kiralananın temerrüt nedeni ile tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve katılma yoluyla davacı velili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin hüküm altına alınan kira alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.02.2008 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile iş yeri nitelikli kiralanan davalı kiracı şirkete turizm acentesi olarak kullanılmak üzere kiralanmış, aylık kira bedelinin 1850 TL olduğu, her yıl TEFE/TÜFE artış oranı ölçüsünde artırılacağı belirtilmiş, sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. Maddesinde ise herhangi bir aya ilişkin kira bedeli süresinde ödemediği ve bu gecikme 10 iş gününü aştığı taktirde bir yıllık kira döneminin takip eden aylara ilişkin kira alacaklarının muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı kiraya veren tarafından 21/06/2011 tarihinde açılan davada aylık 2000 TL den 2011 yılı şubat ayı kira bedeli ödenmediğinden, yeni dönem kira bedellerinin muaccel hale geldiği belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL kira alacağının tahsili istenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kira sözleşmesindeki artış hükmüne göre yenilenen dönem kira bedelinin 1998,00 TL olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 346 maddesi ve TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 2. Maddesine göre sözleşmedeki muacceliyet koşulunun geçersiz hale geldiği belirtilerek dava tarihine göre hesaplanan 9856,80 TL kira alacağının tahsiline ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz
olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin özel şartlar bölümü 4.maddesinde muacceliyet koşuluna yer verilmiş olup dosya kapsamından kiracının Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olduğu ve kiralanan işyerinin ticari işletme amacıyla kiralandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kiracının tacir olduğu ve hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeksizin muacceliyet koşulunun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı kiralayan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.