Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/2250 E. 2013/13372 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2250
KARAR NO : 2013/13372
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sözleşmenin iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı sözleşmenin iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan kira sözleşmesinin iptali ve devir nedeniyle ödenen kira parasının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine,hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı … arasında 20.4.2010 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesinin imzalandığını, işletmeciliği davalı …, mülkiyeti … ait olan ”timeout” adlı bu cafenin devri için hava parası olarak 37000 TL ile bir yıllık kira bedeli olarak da 10000 TL olmak üzere toplam 47000 TL nin peşin olarak davalı .. ödendiğini, daha sonraki bir tarihte kiralanan cafenin mutfak kısmının davalı … a ait olmadığını öğrendiğini,ayrıca cafenin önüne masa, sandalye konulmasına ve buradaki çadıra apartman yönetiminin rıza göstermediğini ve bu durumu da davalı …’a daha önceki bir tarihte bildirdiklerini kat malikleri toplantısında öğrendiğini, davalı …’ın cafenin tamamı sanki kendi adınaymış gibi hareket ederek hile ile dava konusu cafeyi değerinin çok üstünde bir fiyat ve yasal olmayan hava parası ile devrettiğini belirterek gerek devir gerekse kira sözleşmesinin iptali ile ödenen 47000 TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL’ sinin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulü ile taraflar arasında düzenlenen devir ve buna bağlı olarak kira sözleşmesinin feshine, 37000 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Asıl olan duruşma tutanağına yazılıp taraflara tefhim olunan karardır. Tefhim ile birlikte yargılamadan elini çekmiş olan hakim tefhim ettiği kararı taraflara tebliğ etmek durumundadır. Sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasının gerektiği öngörülmüştür. Asıl talepler bakımından kısa kararda hükmedilmeyen bir hak ve yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olması veya tersi bir durumun çelişki teşkil etmediğini söylemek olanaklı değildir. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Olayımızda;tefhim olunan 13.11.2012 tarihli kısa kararda,” davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda davanın kabulüne karar verilmiş olması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Asıl olan kısa karar olup buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli karar hukuki bir değer taşımamaktadır. Her ne kadar mahkemece gerekçe kısmında kısa kararın sonradan düzeltildiği belirtilmiş ise de sonradan kısa kararın bu şekilde düzeltilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek suretiyle karar verilmesi yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de hükümde davanın kabul edildiğinin belirtilmesine ve davada birden fazla davalı olmasına rağmen ”… 37000 TL’nin davalıdan tahsiline ..” denmek suretiyle infazda tereddüde neden olacak nitelikte hüküm kurulmuş olması da doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.