Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/2886 E. 2013/14816 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2886
KARAR NO : 2013/14816
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira bedelinin tespiti

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira parasının tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine,aylık kiranın 01.01.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere brüt 3.187,50 TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 maddesinde belirtilmiştir. Buna göre karar(hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca,davanın kabulüne karar verildikten sonra hükmün kendi içinde çelişki oluşturacak şekilde, sanki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş gibi karar verilmesi de doğru değildir.
Somut olayda; Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle, “…kira parasının fahiş olduğunu belirterek 2011 ve sonraki dönemlerde hak ve nesafete göre kira bedelinin indirilmesini…” talep etmiştir. Mahkemece hükümde,”davanın reddine” ibaresi yazıldıktan sonra “… aylık kiranın 01.01.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere brüt 3.187,50 TL olarak tespitine…” karar verildiği yazılmış, hüküm fıkrasında davanın reddine karar verildikten sonra aylık kira parasının tespitine ilişkin bir hüküm kurularak çelişki yaratılmıştır. Mahkemece, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK’nun 388 ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 297.maddesine aykırı olacak şekilde,hükmün fıkrasında çelişkili ifadelere yer verilerek,hem davanın reddine karar verilip hem de kira bedelinin tespitine ilişkin bir hüküm kurularak infazda da tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru değildir. Zira,istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle,taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Tüm bu nedenlerle mahkemece hüküm fıkrası çelişkili,infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına,istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.