YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2971
KARAR NO : 2013/5890
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali, Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye, itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve tahliyeye karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının 12.11.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu, sözleşmede kira bedeline her yıl için %20 artış şartı öngörüldüğünü, davalının bu koşula uymadığı gibi Nisan/2009 – Ekim/2010 ayları arası 8.843.- TL kira parasını ödemediğini, söz konusu alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, sözleşmede her hangi bir artış koşulu yer almadığını, kararlaştırılan kira parasının aylık 700.- TL olup, gerek banka hesabına gerekse senet karşılığı ödendiğini, piyasa koşulları nedeniyle ödenmeyen bazı ayların kira parasının ise ihtar süresi içinde banka hesabına ödendiğini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda 7.953.- TL asıl alacak 525,55.- TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına, asıl alacak tutarı üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tahliye hükmüne yönelik temyiz itirazları yerinde değildir
2- Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hükme ve icra takibine esas alınan 12.11.2008 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira parası aylık net 700.- TL olup, sözleşmenin özel koşullar 16.maddesinde artış oranı yıllık %20 olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin ödeme şekline ilişkin 17.maddesinde ise kira bedelinin her ayın 22’sinde banka hesabına yatırılacağı, ödenen kira bedeline ait olan senedin de ödemede bulunan kiracıya teslim edileceği öngörülmüştür. Davacı vekili, artış koşuluna dayalı olarak yenilenen dönemde kira parasının 840.- TL’ye yükseldiğini belirtmiş olup, 05.11.2010 tarihinde yaptığı icra takibinde Nisan/2009 – Ekim/2010 arası 8.843.- TL kira alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde, kiranın brüt olduğunu, aylık 560.- TL’den üç aylık kira borcu dışında başka borcu bulunmadığını, kira paralarının bir kısmının senet karşılığı elden,
kalanının da banka hesabına ödendiğini savunmuştur. Bilirkişi raporunda, davalının uyuşmazlığa konu ayları da kapsayacak şekilde kira başlangıcından itibaren kiralayanın banka hesabına yaptığı ödemeler toplamının 6.887.- TL olduğu, buna mukabil, %20 artış koşuluna göre ödemesi gereken borç tutarının ise 14.840.- TL olduğu, yapılan ödemeler düşüldükten sonra davalının bakiye kira borcunun 7.953.- TL, işlemiş faiz tutarının ise 525.- TL olduğu belirtilmiştir. Davalı her ne kadar senetle elden ödeme savunmasında bulunmuş ise de, kiracıdan alındığı varsayılan senedin hangi koşullarda davalı kiracıya iade edileceği sözleşmenin 17.maddesinde belirtilmiş olup, bankaya yapılan ödemeler dışında anılan koşula uygun olmayan elden ödeme savunmasına değer verilemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, davalı borca itirazında alacağın 1.680.- TL’lik kısmını açıkça kabul etmiştir. Borcun itiraz edilmeyen bölümü için itirazın iptalini istemekte davacının hukuki yararı bulunmadığından, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle borcun kabul edilen bölümü düşülmek suretiyle kalan kısım üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, hesaplanan alacağın tümü üzerinden takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün tahliyeye ilişkin bölümünün onanmasına, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün alacağa ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
Tahliye yönünden hükmün onanması ve bozma kararında belirtildiği şekilde, takipte mahkemece alacak yönünden kabul edilen 1680.- TL’lik kısmı nazara alınmaksızın karar verilmesi nedeniyle, alacağa ilişkin hükmün bozulması yerindedir. Bununla birlikte; taraflar arasında düzenlenen 12.11.2008 tarihli sözleşmenin hususi şartlar 16 maddesinde “… ödenen kira bedeline ait olan senet de kiralayan tarafından ödemede bulunan kiracıya teslim edilecektir.” hükmü bulunmaktadır. Ayrıca, davacı vekili senet alınmadığına ilişkin bir itirazda bulunmamıştır. Bu durumda, kiralayan tarafından kira bedeline karşılık olarak aylık 700 TL’lik bonoların kiralayan tarafından alındığının kabulü gerekir. Davalı borçlu tarafından 2009 yılı 5 ve 6. aylara ilişkin imza kısmı yırtılmış 700.- TL bedelli senetler ibraz edildiğine göre bu aylar kira bedellerinin de ödendiği, davalının 1400.-TL’lik kısma yönelik itirazında haklı olduğu, bu bedelin de dava konusu alacaktan düşülmesi ve hükmün bu yönden de bozulması gerektiğini düşünüyorum. 02.04.2013