Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/4414 E. 2013/15589 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4414
KARAR NO : 2013/15589
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi tespit

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı ve kefile karşı 63172,50 -TL kira alacağı ile 3158,63 TL işlemiş faizin tahsili için yapılan icra takibi nedeni ile kefil tarafından açılan davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kiraya veren davalı tarafından icra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 10.09.2009 başlangıç tarihli, beş yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeyi davacı … kefil sıfatıyla imzalamıştır. Sözleşmede kefilin müteselsil kefil niteliğinde olduğuna ilişkin bir düzenleme yer almadığından adi kefil olduğu kabul edilmelidir.Adi kefil yönünden uyuşmazlığın Borçlar Kanununun kefalet hükümlerini düzenleyen 486.maddesine göre (6098 sayılı Borçlar Kanunu 585.madde) çözümlenmesi gerekir. Bu madde hükmüne göre adi kefilin borçtan sorumlu tutulabilmesi “kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye’de takibat icrasının imkansız hale gelmesi” koşuluna bağlanmıştır. Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü uyarınca adi kefil olan davacı hakkında doğrudan icra takibi yapılması ve buna dayanılarak dava açılması olanaksızdır. Bu durumda asıl borçluya gidilmeden adi kefil hakkında takip yapılmış olması nedeni ile davacı tarafından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.