Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/5476 E. 2013/15508 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5476
KARAR NO : 2013/15508
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı … davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada, kira parası ve hor kullanma tazminatı olarak toplam 151.550 TL’nin tahsili, asıl ve birleşen davalara karşı açılan karşılık davalarda ise, toplam 44.560 TL kiralanana yapılan faydalı giderlerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davalardaki ve bu davalara karşılık açılan davalardaki taleplerin kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacı- karşı davalı vekili ve davalı- karşı davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı- karşı davalı vekilinin tüm ve davalı- karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı- karşı davacı vekilinin hüküm altına alınan kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.11.2007 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 3. maddesinde, kiracının her zaman üç ay öncesinden yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi bir tazminat ödemeden feshedebileceği kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşmedeki düzenleme ile kiracıya kiracılık süreci içinde herhangi bir tarihte, üç ay önceden ihbarda bulunarak kiralananı tahliye etme hakkı tanınmıştır. Davalı- karşı davacı kiracı da, kiracılığı sırasında 08.09.2009 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi 01.01.2010 tarihi itibariyle feshettiğini bildirmiştir. Davacı-karşı davalı kiraya verenler de 16.12.2009 tarihli cevabi ihtarnameleri ile sözleşmenin feshini kabul etmişlerdir. Bununla birlikte kiralananın anahtarları sözleşmenin feshi tarihinde yöntemine
uygun şekilde kiraya verenlere teslim edilmemiştir. Her ne kadar davalı- karşı davacı 01.01.2010 tarihinde anahtarların teslim edildiğini, Ocak 2010 ayı içinde de kiralanana verilen hasarların onarımı için kiraya verenlerin gözetiminde tadilat çalışmaları yapıldığını savunmuş ise de; Anahtarların teslimine ilişkin yazılı bir delil sunamadığından tahliye tarihi konusunda davacı- karşı davalı kiraya verenlerin beyan ettiği 08.04.2010 tarihine itibar edilmesi gerekir. Bu tarihe kadar kiralanan kiracının kullanım ve tasarrufunda bulunduğundan, kiracı belirtilen tahliye tarihine kadar kira paralarından sorumludur. Bununla birlikte kiralanan bildirilen fesih tarihinde tahliye ve teslim edilmemiş olsa da, kiracı keşide ettiği 08.09.2009 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini sonlandırma iradesini ortaya koymuş ve sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Bu feshi ihbar sözleşmeye uygun olup hüküm ifade eder. Sözleşme süresi içinde 3. maddeye uygun feshi ihbarda bulunulması nedeniyle kiralananın tahliye edilmesinden sonra davacı- karşı davalı kiraya verenlerin herhangi bir kira alacağı talebinde bulunması söz konusu olamaz. Kiracının kira parasından sorumluluğu kiralananın tahliye edildiği 08.04.2010 tarihine kadardır. Diğer yandan Ocak 2010 kirasının 650 TL’lik kısmı dışında ödenmiş olduğu kiralayanların da kabulündedir. Bu durumda akdin sözleşmeye uygun fesih, tahliye ve teslim edilmesinden sonra kiralayanların tahliye sonrasına ilişkin herhangi bir istemde bulunamayacağı gözetilerek 08.04.2010 tarihine kadar olan kira parasının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kiralananın tahliye edilmesinden sonra yeniden iki aylık süre içinde kiraya verilebileceğinden hareketle kiracının Nisan- Mayıs 2010 ayları kirasından da sorumlu tutulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.