Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/6240 E. 2013/9852 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6240
KARAR NO : 2013/9852
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … ile davacı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parası olarak fazladan ödenen miktarın istirdadına yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir usulsüzlük olmamasına göre, temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait taşınmazı restoran olarak kullanmak amacıyla kiralamak istediği aşamada sözleşme avansı olarak 19.03.2009 tarihinde 50.000 TL ve 25.03.2009 tarihinde 40.000 TL olmak üzere toplam 90.000 TL ödeme yaptığını, ancak daha sonradan kiralananda bir takım imara aykırılıklar bulunduğunu tespit ettiğini, bu koşullarda kiralanan için ruhsat alınmasının ve kira ilişkisinin kurulmasının mümkün olmayıp, kiralananı ruhsatsız işletmek istemeyen davacının taşınmazı kiralamaktan vazgeçerek ödemiş olduğu bedelin iadesini istemesine karşın sonuç alamadığından davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının ise bu takibe haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptalini talep etmiştir. Kira sözleşmesi, bir bedel karşılığında geçici bir süre için başkasına ait taşınır ya da taşınmaz malın kullanılmasını sağlayan anlaşma olarak tanımlanabilir. Kira sözleşmesi, karşılıklı iradelerin birleşmesi ile oluşan karşılıklı borç doğuran bir akittir. Kiracının borcu, yararlanma karşılılığı bir bedel ödemek, kiralayanın borcu da, belli bir süre için kiralananı kiracının emrinde hazır bulundurmaktır. Kural olarak kira sözleşmesi herhangi bir şekle bağlı değildir. Sözlü yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir.
Olayımızda da, taraflar davalıya ait taşınmazın davacı tarafından kiralanması konusunda anlaşmışlar, bunun karşılığında davacı icra takibine konu edilen ödemelerde bulunmuş, dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre kiralanan için bekçi tayin ederek, taşınmazda bir takım tadilat ve dekorasyonlar yapmak amacıyla çalışmalara başlamıştır. Bu durumda taraflar arasında yazılı olmasa da, bir kira ilişkisi kurulmuş ve kiralanan davacının tasarrufuna geçmiştir. Daha sonra kiralananda imara aykırılık şeklinde bir takım hukuki ayıplar ortaya çıkmış ise de, bu durum taraflar arasında bir kira sözleşmesinin bulunduğu ve davacı tarafından yapılan ödemelerin kira parası olduğu olgusunu ortadan kaldırmaz. Kaldı ki mahkemenin davayı ret gerekçesinde de belirttiği üzere imara aykırı hususlar yargılama sırasında giderilmiştir. O halde davacının baştan itibaren kira ilişkisinin kurulmadığı yönündeki iddiası geçerli olmayıp, icra takibi yapmasında, itiraz üzerine de, işbu davayı açmasında haklı olduğu söylenemeyeceğinden ve dolayısıyla davanın açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden davalının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, davalı vekilinin 15.10.2009 tarihli cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebi olmasına karşın, bu konuda olumlu- olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün yukarıda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 04/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.