Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/6846 E. 2013/10232 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6846
KARAR NO : 2013/10232
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece, itirazın kaldırılması isetminin kısmen kabulüne, tahliyeye karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle alacağa yönelik olarak bozulmuş olup, tahliyeye ilişkin karar kesinleştiğinden mahkemece bozma ilamına uyularak itirazın kaldırılması isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Mahalli mahkemece verilen karar Dairemizce 26/10/2011 tarih ve 2011/6970 Esas-11650 Karar sayılı bozma ilamı ile davalı borçluların takibe konu 2010 yılı Şubat ve Mart ayı kira paralarının ödendiğine dair yazılı belge sunamadığından bu aylara yönelik itirazın kaldırılması isteğinin de kabulü gerektiği, muacceliyete ilişkin sözleşmenin 19.maddesi hükmüne göre dönem sonuna kadar tüm kira paralarının istenebilir hale geldiği sözkonusu alacağa muacceliyet tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmemesinin ve davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesinin
doğru olmadığından bahisle bozulmuş olup, tahliyeye ilişkin karar kesinleşmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak bozma doğrultusunda karar verilmiştir. Bozmadan sonra 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK.’nun 346.maddesine göre kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirelemeyeceği 88.maddesinde faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, sözleşme ile kararlaştırılan yıllık faiz oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının %50 fazlasını aşamayacağı temerrüt faizine ilişkin 120.maddesinde de aynen “Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. ve 7.maddesinde açıklandığı üzere yasanın görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alındığından mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, sonradan yürürlüğe giren yasa hükmü karşısında bozma kararına uyulması usulü kazanılmış hak oluşturmaz.
TBK.120.maddesinin görülmekte olan davaya uygulanması zorunluluğu ile birlikte taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19.maddesinde bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiraların muacceliyet kesbedeceğine ilişkin muacceliyet (ceza) koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya içeriğinden kiracının TTK kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak (itirazın kaldırılması) isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı …ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.