YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7611
KARAR NO : 2013/11040
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … geldi. Hazır bulunanın sözlü beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı ve tamirat süresi kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.03.2001 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı bir takım tadilat ve değişiklikler yaptığını, söz konusu akde aykırı tutum nedeniyle davalı aleyhine tahliye davası açtıklarını, bunun sonucu olarak davalının taşınmazı tahliye ederek anahtarı 05.03.2012 tarihinde icra dosyasına teslim ettiğini, anahtar teslimini müteakip kiralananda yaptırılan tespitte, eski hale getirme bedeli ve onarım için gerekli tazminatın 99.000 TL olarak hesaplandığını, ayrıca 45 günlük tamirat süresine ihtiyaç duyulduğunu belirterek toplam 123.600 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise; kira sözleşmesinde projeye aykırı olmamak koşulu ile tadilat izni verildiğini, kiralananda projeye aykırı her hangi bir tadilat ve değişiklik yapılmadığını, iç kapıların meşe kaplama ve zeminin parke olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, yapılan asma tavan ve havalandırma sisteminin taşınmaza değer kattığını, yangın merdiveninin yasal bir zorunluluk olduğunu, tüm bu değişikliklerin tazminat istemine gerekçe yapılamayacağını, davacının zarar olarak tanımladığı değişiklik ve yeniliklerin davacı tarafından benimsendiğini, davacının söz konusu değişiklikler nedeniyle zarara uğramadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 96.500 TL eski hale getirme bedeli ve 45 günlük tamirat süresi için öngörülen 33.600 TL kira tazminatı olmak üzere 130.100 TL alacağın tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalının bu bent kapsamında kalan temyiz itirazlarına gelince;
Dava hor kullanma tazminatı ve tamirat süresi kira alacağına ilişkindir. 6098 sayılı T.B.K.’nun 316. (B.K.’nun 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. (B.K.’nun266.) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Kiralananın iyi durumda geri verilmemesi sözleşmeye aykırılık oluşturduğundan kiraya verenin bu yüzden uğradığı zarar için giderim istemi on yıllık zamanaşımına tabidir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.03.2001 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmaz davalıya sağlık işletmesi olarak kullanılması için kiraya verilmiştir. Taşınmazın kiraya verildiği andaki durumu sözleşmede “tam ve eksiksiz” olarak vasıflandırılmıştır. Sözleşmenin özel koşullar 7.maddesinde kiracının, statik projeye aykırı olmaksızın işkolu için gerekli olan değişiklikleri yapabileceği, kiraya verinin onayı alınmadan yapılan tadilatların kiralanan tahliye edilirken talep halinde eski hale getirileceği kararlaştırılmıştır. Davacı, onay alınmadan yapılan tadilat ve değişikliklerin eski hale getirilmediği ve kiralanın hor kullanıldığı iddiasındadır. Yargılama aşamasında mahkemece alınan bilirkişi raporunda; delil tespiti dosyasındaki değerlendirme ve hesaplamanın piyasa rayiçlerine uygun olduğu, kiralananın eski hale getirilmesi için gerekli tazminat tutarının 96.500 TL ve tamirat için gerekli sürenin de 45 gün olduğu belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda eski hale getirilmesi gerektiği belirtilen iç kapılar ve mutfak dolapları yönünden öncesinin meşe kaplama olmadığı savunulmuş olup savunmanın aksi davacı tarafından kanıtlanabilmiş değildir. Bu nedenle kapı ve mutfak dolapları yönünden davalının eski hale getirme yükümlülüğünden söz edilemez. Öte yandan bilirkişi raporunda yenilenen parçalar yönünden yıpranma payı düşülmediği gibi sökülen parçaların hurda olarak bir değeri bulunup bulunmadığı da tartışılmamıştır. Bilirkişi raporu bu yönüyle eksik ve hüküm vermeye elverişli değildir. Taşınmaz 01.03.2001 tarihinde kiraya verilmiştir. Davalının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. O hal de yenilenen parçalardan, kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerekir. Yine eski hale getirme bedeli kapsamında sökülen parçaların da hurda olarak bir değeri var ise bunun da zarar miktarından indirilmesi zorunludur. Mahkemece gerçek zararın belirtilen şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.