Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/9729 E. 2013/12807 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9729
KARAR NO : 2013/12807
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye talepli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, itirazın kaldırılmasına ilişkin istemin kısmen kabulü ile kiralananın tahliyesine ilişkin istemin reddine itirazın 250 TL asıl alacak üzerinden kaldırılmasına, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkilerine ait dükkanda 10.04.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca aylık 2.200 TL den kiracı olarak bulunduğunu, … vefat edince tüm mirascıların taşınmazla ilgili olarak …’yı vekil tayin ettiğini, davalıya keşide edilen ihtarda kira bedellerinin … hesabına ödenmesinin istendiğini,ancak davalının kira bedelini ödemediğini,bunun üzerine icra takibi yaptıklarını,davalının takibede itiraz ettiğini ve aylık kiranın 250 TL olduğunun bildirildiğini, davalının 2009 yılında 1650 TL, 2010 yılında 1.850 TL 2011 yılında 2000 TL 2012 yılında nisan ayına kadar 2.000 TL olarak müvekkillerinin annesi … adına havale yolu ile kira bedeli gönderdiğini, her yıl nisan ayında artış ortalamasının aylık 200 TL olduğunun taraflar arasında kabul gördüğünü, davalının 10.04.2012 tarihinde kararlaştırılan 2.200 TL kira bedelinin 1.250 TL sini yatırdığını ve nisan ayından 950 TL borcu bulunduğunu, davalının … Vergi Dairesi’ne vermiş olduğu kira sözleşmesinde aylık kiranın 250 TL olduğunu öğrendiklerini bu sözleşmenin müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle düzenlendiğini ve bu konuda Cumhiyet savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirterek itirazın kaldırılması ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, tarafların kira sözleşmesi konusunda mutabık kalamadıklarını, öncelikle davacının aylık kiranın 2.200 TL olduğunu kanıtlaması gerektiğini, müvekkili ile davacılar arasındaki kira sözleşmesinde kira bedelinin itiraz dilekçelerinde belirtildiği gibi 250 TL olduğunu, bu bedelin davacılardan …’nın Vakıfbanktaki hesabına ödendiğini, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, gönderilen ihtarnamede tebliğ şerhinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı alacaklı 10.04.2011 başlangıç tarihli sözlü sözleşmeye dayanarak davalı borçlu kiracı hakkında … 29. İcra Müdürlüğünün 2012/10974 sayılı dosyasında tahliye 13.06.2012 tarihinde tahliye talepli olarak başlattıgı icra takibi ile aylık 2.200 TL den 2012 Nisan ayından bakiye 950 TL 2012 Mayıs, Haziran ayları kira bedeli toplamı 5.100 TL nin tahsilini istemiştir.Ödeme emri davalı borçluya 12.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu süresinde yaptığı itirazında “alacaklının 10.04.2011 tarihli sözlü kira sözleşmesine dayandığını ve aylık kiranın 2.200 TL olduğunu bahsetmekte ise de aylık kira 2.200 TL değildir. Aylık kira bedeli 250 TL dir. Müvekkil alacaklının kiracısıdır. Müvekkil kira bedelini alacaklılardan …’nın Vakıfbank Karagümrük şubesine yatırdığını, bu nedenle borca ve ferilerine itiraz ettiğini” bildirmiştir. Davacı vekili 10.04.2011 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesine dayanarak takip yapmış, davalı kiracılık ilişkisine karşı çıkmayıp aylık kiraya karşı çıkmış ve delil olarak davalı tarafından alacaklılardan … hesabına muhtelif tarihlerde yatırılan paraları kira bedeli olarak göstermiş, davalı ise bu yatırılan bedellere karşı çıkmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık aylık kiranın davacının iddia ettiği gibi 2.200 TL mi, yoksa davalının savunduğu gibi 250 TL mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Bu durumda dosya kapsamına, davacının iddiası ve davalı savunmasına ve ibraz edilen belgelere göre işin esasının incelenmesi yargılamayı gerektirdiğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.