Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/999 E. 2013/5148 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/999
KARAR NO : 2013/5148
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar Dairemizin 07/11/2012 gün ve 7577-14318 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Tebligat Kanunun da 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş olup 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanununun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Tebligat Kanununun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 – 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Tebligat Kanununun 35/2. maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.
Olayımıza gelince; davacı vekili tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine açılan davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi ve kararın kesinleşmesi üzerine görevli Asliye Hukuk Mahkemesince, davalıya duruşma gününün tebliği için Mimar Sinan Mahallesi Bediiüzzaman Blv. No:48/4 Merkez Kahramanmaraş adresine gönderilen tebligat davalının adresinden taşındığı belirtilerek iade edilmiştir. Mahkemece 18/01/2011 tarihli duruşmada davalıya Tebligat Kanununun 35. Maddesi uyarınca tebligat yapılmasına karar verilmiş, bunun üzerine duruşma gününü bildirir tebligat davalıya … Bediiüzzaman Blv. No:48/4 Merkez … adresinde 22/02/2011 tarihinde Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılmış olup, tebligat 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüzdür. Davalının temyiz dilekçesine ekli olarak sunduğu yerleşim yeri adresini gösteren nüfus kaydına göre 10/05/2010 tarihinden itibaren yerleşim yeri adresinin “Gedemen Mah. 90001 Sk. No:32 iç kapı no:1 …/…” olarak değiştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligatın adı geçen davalının, kimlik bilgilerine göre adres kayıt sistemindeki son adresinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile 07/11/2012 tarih ve 7577 Esas 14318 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, mahalli mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.