Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/11154 E. 2015/8749 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11154
KARAR NO : 2015/8749
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2010/210-2014/364

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, depozito bedelinin tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali; karşı dava eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın takas nedeniyle reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı kiracı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalı kiracı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı-karşı davalı kiracı vekilinin asıl davada hükmedilen icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İİK.nun 67/2.maddesine göre, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine %20’dan aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir. Öğretide icra inkar tazminatı olarak nitelendirilen bu tazminatın amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
İtirazın iptali davası olarak açılan asıl davada, davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksızlığının yanında kötü niyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir. Davacı-karşı davalının kötü niyetli olarak takip yaptığı ispat edilememiştir. Davacı alacaklı, takip yapmakta haksız olsa da davanın niteliğine göre kötü niyetli olduğu kabul edilemez. Bu durumda yasanın aradığı şekilde, haksız ve kötü niyetli takip yapıldığı kanıtlanamadığından davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilemez. Mahkemece, davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün icra inkar tazminatına hasren bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan 1 nolu bentte yazılı nedenle karşı davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca asıl davanın inkar tazminatına hasren hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.