Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/11424 E. 2014/12021 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11424
KARAR NO : 2014/12021
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, kabul edilen kira parası üzerinden dahi takibe konu aylar kiralarının ödendiği ispatlanamadığı ve temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre, davalının kiralananın tahliyesine ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının itirazın kaldırılmasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davaya ve icra takibine dayanak yapılan 01/02/2007 başlangıç tarihli bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı 07/04/2014 günlü başlatmış olduğu haciz ve tahliye istekli icra takibi ile Aralık 2013 ile Ocak 2014 aylar kiralarının 1.500’er TL, Şubat ve Mart 2014 aylar kiralarının 1.600’er TL olduğu ve ödenmediği iddiasıyla 6.200 TL kira bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı süresinde yapmış olduğu icra takibine vaki itirazında, aylık kira bedelinin sözleşmede 950 TL olarak belirlendiğini ve borcunun bulunmadığını bildirmiştir. Davalı, icra takibinde istenilen aylık kira miktarına itiraz ettiğine göre istenilen aylar kiralarının talepdeki miktar kadar olduğunu, davacının ispat etmesi gerekir. Aylık kira paralarının talep edilen miktarda olduğunu yazılı belge ile ispat edilememesi durumunda taraflar arasındaki ihtilaf; dayanak yazılı kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve sözleşmenin hususi şartlarının 6.maddesindeki artış şartı hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Ancak, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 344.cü maddesinde “Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalarının, bir önceki kira yılının üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemesi koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.” hükmü, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2.maddesinde geçmişe etkili olma başlığı altında “Türk Borçlar Kanununun kamudüzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları gerçekleştirdikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır.” hükmü, aynı Kanunun 7.maddesinde ise görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlığı altında “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallar ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesi, görülmekte olan davalara da uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Türk Borçlar Kanununun kira artışına ilişkin 344.maddesindeki düzenleme kiracıları koruyucu
nitelikte olup, kamu düzenine ilişkindir. Az yukarıda yazılı olduğu üzere Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununun 2 ve 7.maddesi gözetildiğinde, TBK.nın yürürlüğünden önce serbest irade ile belirlenen sözleşmedeki artış oranı, bir önceki kira yılındaki üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. O halde, kira bedeli TBK.nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, yenilenen 01.09.2012 tarihinden sonraki dönem için, kira artış oranı TBK.nın 344.maddesinde belirlenen artış oranını geçmediği ölçüde sözleşmedeki artış oranına itibar edilerek sonuca gidilmelidir.” düzenlemesi gözönünde bulundurularak, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde aylık kira miktarı belirlenerek, sonucuna göre takibe konu alacak ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, kararda herhangi bir gerekçe gösterilmeden, talep doğrultusundaki aylar kira bedelleri toplamı üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın, itirazın kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.