YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12560
KARAR NO : 2015/9237
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2013/260-2014/291
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,depozito bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra zoru ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıdan 5.250,00 TL depozito bedelini aldığını ancak davalının kiralanan taşınmaza 10.000,00 TL değerinde hasar verdiğini, müvekkilinin davacıya 2.200 Euro depozito bedelini iade ettiğine dair ellerinde yazılı belge bulunduğunu buna rağmen davalının icra takibi ile 5.250,00 TL depozito bedelinin tahsili amacıyla takip başlattığını, icra zoru ile 1.000 USD ödeme yapılmak zorunda kalındığını belirterek icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve icra zoru ile ödenen 1.000 USD bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vckili,davalıya iade edilen depozito bedelinin 200 Euro olduğunu yazılı belgedeki 2 rakamının sonradan ilave edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Davalının hor kullanıma yönelik temyiz itirazlarına gelince;Taraflar arasında akdedilen 01.03.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu dükkanın spor salonu olarak kullanılmak üzere kiraya verildiği ve kira sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca davalı kiracının 5.250,00 TL depozito bedelini kiraya verene verdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kira sözleşmesinden kiralananın 3 adet masa, 5 adet sandalye, telefon, elektirk santrali ile temiz olarak teslim edildiği kiracının dükkanı temiz ,aldığı şekliyle teslim edeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 13.maddesinde kiracının daireyi boşaltıp giderken doğacak herhangi bir zarar ve ziyanı mal sahibininin depozitodan gidereceği, verilen depozitonun yapılacak zarar ve ziyanı karşılamadığı takdirde kiracının karşılamayı kabul ettiği düzenlenmiştir.Taşınmazın tahliye edildiği ve 2010 yılı Mart ayında yeniden kiraya verildiği ve keşif tarihi itibariyle kuaför dükkanı olarak kullanıldığı tarafların kabulündedir. 6098 sayılı T.B.K.’nun 316. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davacı tarafından
ibraz edilen fotoğraflar ile mahallinde yapılan keşifte kiralanana verilen hasarlar tespit edilmişse de tespit edilen hasarların hor kullanmadan mı yoksa olağan kullanmadan mı kaynaklandığı açıkça belirtilmemiştir.Bu nedenle mahkemece hasarların olağan kullanmadan mı hor kullanmadan mı kaynaklandığının tespiti ile kira sözleşmesi gereğince dükkanın temiz olarak kiraya verene teslim edileceği düzenlemesi de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
2- Davalının depozito bedelinin iade edildiğine ilişkin düzenlenen belgeye yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davalı kiracı, 05.02.2010 tarihinde davacı kiraya veren aleyhine başlattığı icra takibi ile 5.250,00 TL depozito bedelinin tahsilini istemiştir.Davacı vekili, 06.10.2009 tarihli .O. E imzalı adi yazılı belgeye dayanarak 2.200 Euro depozito bedelinin iade edildiğini iddia etmiş, davalı vekili ise 200 rakamının önüne 2 rakamı eklenmek suretiyle belgede tahrifat yapıldığını savunmuştur.Her ne kadar dosya içerisnde … Cumhuriyet Savcılığınca alınan 17.02.2011 tarihli bilirkişi raporu bulunmakta ise de uyuşmazlık konusu belge üzerinde tahrifat bulunup bulunmadığı 2 rakamının belgeye sonradan eklenip eklenmediği yönünde mahkemece de bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.