YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13487
KARAR NO : 2015/1767
KARAR TARİHİ : 24.02.2015
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/04/2014
NUMARASI : 2014/96-2014/268
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı isteminde bulunmuştur. Mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 269/b maddesi gereğince;… alacaklının dayandığı adi nitelikli sözleşme altındaki imza borçlu tarafından inkar edildiği takdirde,alacaklı noterlikçe re’sen tanzim veya imzası onanmış sözleşmeye dayanmadığı takdirde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edemez. Alacaklı bu durumda ancak genel mahkemeden itirazın iptali isteminde bulunabilir.
Davacı alacaklı vekili,İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğünün 2013/3053 Esas sayılı takip dosyasında, 7.6.2013 tarihli takip talebi ile 1.1.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak aylık 350 TL’den 2005 yılı 8-9-10-11-12 ve 2006 yılı 1-2-3-4-5-6.ay arasındaki 11 aylık kira toplamı 3,850 TL’nin işlemiş faiziyle birlikte tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı borçlular,süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde “…takip talebinde hangi ay kirası isteniyor belli değil,faiz nasıl hesaplandı belli değil,borcumuz yok,kira sözleşmesi hukuken geçersiz,kiralanan mülke ait işlemler mülk sahibi adına kayyım tarafından yürütülüyor,alacaklı ile kayyım arasındaki sözleşmeye göre alacaklının 3.kişiye kiralama yetkisi yok,aramızdaki kira sözleşmesi hukuken geçersiz,alacaklının kiralayan sıfatı yok,itiraz ederiz…” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı borçlular icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi altındaki imzaya açıkça itiraz etmemiştir. Davalılar kira sözleşmesi altındaki imzaya karşı çıkmadığı ve kiracılığı kabul ettiğine göre kira ilişkisinin varlığı kesinleşmiştir. Bu durumda takipte dayanılan 1.1.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken mahkemece,davacının dayandığı kira sözleşmesinin davalı itirazları karşısında geçersiz olduğu,uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.