Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/14137 E. 2015/1216 K. 11.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14137
KARAR NO : 2015/1216
KARAR TARİHİ : 11.02.2015

MAHKEMESİ : Ilgın Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/10/2014
NUMARASI : 2013/161-2014/298

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı R.. B.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Yapı Kredi Finansal Kiralama Anonim Ortaklığı tarafından satın alındığını ve 15/11/2011 tarihli sözleşme ile davacıya finansal kira sözleşmesi ile kiralandığını, finansal kiralama sözleşmesine göre sözleşme sonunda taşınmazın mülkiyetinin davacıya devredileceğini, davalının dava konusu taşınmazı önceki malik ile aralarında yaptığı kira sözleşmesine göre kullanmaya devam ettiğini ancak kira sözleşmesinin 01/09/2013 tarihinde sona erdiğini, davalıya işyerini tahliye etmesi için ihtarname gönderildiğini, dava konusu taşınmazı müvekkilinin ihtiyacı bulunduğu beyanla ihtiyaç nedeniyle davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
6098 Sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Ancak kiraya veren durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği TBK.’nun 350. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiraya veren veya kiraya veren durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin alt soyu ve üst soyunun veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.
Olayımıza gelince; Dava konusu taşınmazın, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama Anonim Ortaklığı adına kayıtlı olduğu, davacının taşınmazı finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı anlaşılmıştır. Finansal kiralama sözleşmesi, finansal kiracıya mülkiyet hakkından kaynaklanan haklar vermemektedir. Mülkiyet hakkı finansal kira sözleşmesinin kiraya verenine aittir. Bu durumda davacı taşınmazın kiralayanı ya da maliki durumunda bulunmadığından bu davayı açma hakkı bulunmamaktadır. Dava hakkına ilişkin olan bu husus kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. Mahkemece davacının dava hakkı bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.