YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3317
KARAR NO : 2015/266
KARAR TARİHİ : 15.01.2015
MAHKEMESİ : Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/11/2013
NUMARASI : 2013/844-2013/887
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davalı Belediye ile aralarında kira ilişkisi olmadığından bahisle talep edilen iş makinası kullanım bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece idari yargının görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde; Davacı şirketin 2011 yılında … Beldesindeki İlköğretim Okulunun istinat duvarı ve çevre düzenlemesi işini üstlendiğini ve bu işi bitirerek idareye karşı tüm taahhütlerini yerine getirdiğini, işin kesin kabulünün yapılmasından sonra Milli Eğitim Müdürlüğü’nün isteği üzerine Belediyenin müvekkilce yapılan istinat duvarının arka tarafında dolgu ve tanzim çalışması yaptığını, davacı şirketle ilgisi olmayan bu dolgu ve düzenleme işlerinde kullanılan traktör ve kepçenin kullanım ücretlerinin davacıdan talep edildiğini belirterek belediyece tanzim edilen ödeme emrindeki 1.998,44 TL tutarındaki kullanım ücretinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin belde okulunun istinat duvarı ve çevre düzenlemesi işini yaparken Belediyeden kepçe ve traktör kiraladığını ve davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, müvekkili Belediyeye ait iş makinalarının davacıya kiralandığını ve kullanım bedellerinin davacı tarafından ödenmediğini savunduğuna göre taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olup olmadığının tespiti gerekir.
Kiraya ilişkin hükümler, umumiyet itibariyle mülga 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanunda ve 818 Sayılı Borçlar Kanununun 248-299. maddeleri ile, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun buna denk gelen 299-378. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında, kira ilişkisinin özel hukuk ilişkisi olduğu, buna bağlı olarak uyuşmazlıkların sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince çözümlenmesi gerekeceği her türlü izahtan vareste bulunmaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’un 2/1 maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların idari dava olduğu tarif edilmiştir. Buradaki idari işlemin dayanağı, kamu gücünün kullanılmasından kaynaklanan, kamuya üstün hak ve yetkiler tanıyan idari sözleşmelerdir.
Somut olayımızda, az yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında olduğu iddia edilen ve davalı tarafından ispatı gereken ilişki, kira sözleşmesinden kaynaklanan özel hukuk ilişkisidir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı yeri idari yargı olmayıp, adli yargıdır. Davanın açıldığı tarih itibariyle HMK.nun 4/a maddesi gereğince davaya bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece aynı yargı kolu içerisindeki Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.