Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/4842 E. 2015/1083 K. 09.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4842
KARAR NO : 2015/1083
KARAR TARİHİ : 09.02.2015

MAHKEMESİ : Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/01/2014
NUMARASI : 2013/91-2014/14

Mahalli mahkemesiden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki ihale arasındaki kira farkı alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK’dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı kiraya vermek üzere çıktıkları ihalede en yüksek bedeli teklif eden ve ihale üzerinde kalan davalının süresinde kira sözleşmesinin yapılması için başvurmadığı gerekçesiyle davalıca ödenen geçici teminatın irat kaydedildiğini ve yeniden ihaleye çıkılması sonucunda dava konusu taşınmazın daha az bedelle 3. kişiye kiraya verildiğini bildirerek iki ihale arasındaki kira fark bedelinin tahsilini istemiştir. Dava, iki ihale arasındaki kira farkı alacağı istemine ilişkin olup uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır.Davanın , 6100 Sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra 19.02.2013 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup bu hususun yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Dairemizce benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2003 tarih 2003/3-737 esas 2003/700 karar sayılı ilamı da nazara alınarak mahkemece dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre hükmün esasına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.