YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7849
KARAR NO : 2015/3618
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2012/397-2014/63
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 65.219.01 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 15.06.2012 tarihli, bir yıl müddetli, aylık 2.000 Euro + KDV bedelli, alışveriş merkezinde 12 m2 lik alan için kira sözleşmesi imzalandığını, davacının kira sözleşmesine uygun olarak alışveriş standı yaptığını ancak kiraya veren tarafından uygun bulunmadığını bunun üzerine standın revize edilip sözleşmeye uygun hale getirildiğini revize edilecek standın 15.07.2012 tarihinde açılışı yapılacak iken davalı tarafça sökülüp kaldırıldığını, davacı tarafça bir aylık kira bedeli karşılığı ödenen 5.248 TL (2.000 Euro + KDV) ile standın yapımı için ödenen KDV dahil 35.400 TL, yine standın revize bedeli için ödenen KDV dahil 8.850 TL olmak üzere toplam 49.678 TL ile davacının bir yıllık yoksun kaldığı kazanç kaybı karşılığı 20.000 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiş, davalı vekili cevap dilekçesinde sözleşmenin 16. maddesi gereği kiraya verenin sözleşmeyi imzalamadığını bu nedenle sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, kiracının standı yapmadan önce kiraya verenin yazılı onayını almak zorunda olduğunu, sözleşmenin feshi halinde stant ücretinin ödenmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda stant yapım bedeli 44.250 TL, damga vergisi 3.552,74 TL, mahrum kalınan kazanç 12.056,45 TL olmak üzere toplam 59.861,19 TL, bu bedele dava tarihi olan 06.09.2012 tarihinden, rapor tarihi olan 19.11.2013 tarihine kadar hesaplanan ticari faiz 10.785,82 TL eklenerek toplam 70.647,01 TL alacaktan davalının 10.10.2012 de iade ettiği 5.248 TL kira bedeli mahsup edilerek 65.219,01 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı kiracı dava dilekçesinde, damga vergisi için davalı kiraya verence fatura kesildiğini bildirmekle beraber damga vergisi için bir talebi bulunmadığı gibi bu miktar üzerinden yatırılmış bir harç da bulunmamaktadır. Davacı davasını yargılama sırasında ıslah da etmemiştir. Bu nedenle bilirkişi tarafından belirlenen damga vergisi ile ilgili ödemenin reddine karar verilmesi gerekirken bu kalem ödemenin de tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
3- Bilirkişi raporunda stant yapım bedeli 44.250 TL, damga vergisi 3.552,74 TL, mahrum kalınan kazanç 12.056,45 TL olmak üzere toplam 59.861,19 TL tazminat belirlemiş ve bu bedele dava tarihi olan 06.09.2012 tarihi ile rapor tarihi olan 19.11.2013 tarihleri arasında 10.785,82 TL avans faizi belirleyerek, belirlediği faizi toplam alacak miktarına eklemiş mahkemece alacağa eklenen faize yeniden dava tarihinden itibaren avans faizi hükmedilmiştir. Davacı kiracının alacağına rapor tarihine kadar faiz hesaplanıp, alacağa eklenmesi doğru olmadığı gibi faize, faiz hükmedilmesi de doğru değildir. Bu durumda bilirkişice hesaplanan 10.785,82 TL tutarındaki faizin toplam tutardan düşülmesi gerekirken faizinde alacağa eklenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
4- Davacı vekili dava dilekçesinde, standın davalı kiraya veren tarafından sökülüp kaldırıldığını bildirmiş ise de; sökülen standın nerede olduğu, davacı kiracı tarafından götürülüp götürülmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda sökülen standın davacı kiracı tarafından götürülüp götürülmediği tespit edilerek stant davacı kiracı tarafından götürüldü ise hurda bedelinin toplam bedelden düşülüp sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi doğru değildir.
5- Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca taraflar akdettikleri sözleşmedeki hüküm ve koşullar ile bağlı olup kural olarak akdin süresinden önce feshi mümkün değildir. Aksi durumda haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın giderim yükümlülüğü doğar. Kiraya verenin tek yanlı olarak akdi feshetmesi ve kiralanana el koyması bu kapsamda sözleşmenin ihlali niteliğindedir. Bu durumda davalı kiraya verenin tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. TBK’nun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesinin uygulaması gerekir. Bu kapsamda davacı kiracı da feshi müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir işyeri bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği, aynı nitelikli başka bir taşınmazı hangi sürede yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenin de bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerekir. Ne var ki mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı kiracının bir yıllık kazanç kaybı hesaplandığından yukarıda belirtildiği üzere davacı kiracının aynı nitelikte başka bir taşınmazı ne kadar süre ile kiralayabileceği belirlenip, bu süre ile sınırlı olmak üzere kazanç kaybına karar vermek gerekirken tüm sözleşme süresi boyunca kazanç kaybına hükmedilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.