Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/9207 E. 2015/6157 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9207
KARAR NO : 2015/6157
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ : . Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı … tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kazanç kaybı ve araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece araç bedeli yönünden açılan davanın tefrikine, 10.800 TL kazanç kaybı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında ticari plaka kiralanması ve araç satış sözleşmesi yapıldığını ve davalılardan …’ nun satıcı, diğer davalının ise komisyoncu olduğunu, 28.11.2011 tarihine kadar kira bedellerini ödediğini, ancak aracın davalılarca elinden alındığını, ihtar tebliğine rağmen aracın verilmediğini, kazanç kaybı olarak 5.000 TL, aracın haksız geri alınmasından dolayı 5.000 TL olmak üzere şimdilik 10.000 TL nin tahsilini talep etmiş, 28.01.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 30.800 TL olarak açıklamıştır. Davalı şirket vekili; müvekkilinin komisyoncu olarak sözleşmeyi imzaladığını, taraflar arasında kira akdi olduğunu ve aracın 29.11.2011 tarihinde davacı tarafça müvekkiline iade edildiğini, davacının kira borcu bulunduğunu ve alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece aracın davacıdan rızası dışında alındığı kabul edilerek, bilirkişi raporuna göre aylık 1200 TL den olmak üzere 9 aylık kazanç kaybının 10.800 TL olduğu gerekçesiyle 10.800 TL kazanç kaybına hükmedilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 27.06.2011 başlangıç tarihli ve 14 ay süreli ticari plaka kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davaya konu aracın 29.11.2011 tarihinde davacının elinden alındığı ve kiralananın bu tarihten itibaren kullanılamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bilirkişi heyeti; davaya konu taksi ile davacının aylık 5.000 TL gelir elde edeceği, ödemesi gereken kira bedelinin ise 3.800 TL olduğu, davacının aylık 1.200 TL kazancının olacağını, sözleşme başlangıcından 5 ay sonra taksinin davacıdan alındığı, sözleşme süresinin bitmesine 9 ay kaldığı, bu durumda aylık 1.200 TL den 10.800 TL kazanç kaybı alacağı bulunduğu bildirilmiştir.
TBK’nun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda davacı kiracı da feshi müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir araç bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği başka bir ticari taksiyi hangi sürede yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenin de bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulması gerekir. Haksız feshe bağlı olarak davacının davalı kiralayandan isteyebileceği tazminat bedelinin yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda tespiti gerekmektedir. Bu husus yerine getirildikten sonra mahkemece istek hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.