Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/10060 E. 2016/5186 K. 07.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10060
KARAR NO : 2016/5186
KARAR TARİHİ : 07.09.2016

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulü ile 21/04/2008 tarihi itibariyle aylık brüt kira bedelinin 3.463,74 TL olarak tespitine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ve harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı kiralayanlar vekili, dava dilekçesinde; davalının müvekkillerine ait olan dükkan vasıflı taşınmazda kiracı olduğunu, 2008 yılı Ocak ayından itibaren aylık net 2400 TL kira ödediğini belirterek, kira bedelinin net 3000 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9.maddesinde “Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda, halen ödenmekte olan aylık kira bedeli ile hüküm altına alınan miktar arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzerinden davacı yararına, davada talep edilen aylık kira bedeli ile hüküm altına alınan aylık kira bedeli arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzerinden de davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde davacı yönünden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir.
Ayrıca, 492 Sayılı Harçlar Yasasında kira tesbit davalarında harcın aylık kira parasına göre mi, yoksa yıllık kira parasına göre mi hesap edileceğine dair bir açıklık bulunmamaktadır. 07.07.1965 tarih ve 5/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, en kısa ve en az külfetli bir usul uygulanması, en az masraf yapılması ilkesinden hareket edilerek, aylık kira parası esas alınmak suretiyle görevli mahkemenin tayin edileceği kabul edildiğinden aylık kira parasının tesbitine ilişkin davalarda da aynı ilkelere dayanılarak aylık kira farkı üzerinden harç alınması gerekeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda Mahkemece, aylık kira farkı üzerinden harç alınması gerekirken yazılı şekilde harç takdiri de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ; Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücreti ve harca ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.