Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/10188 E. 2016/5463 K. 28.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10188
KARAR NO : 2016/5463
KARAR TARİHİ : 28.09.2016

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının, davacılara ait taşınmazda uzun yıllardır kiracı olduğunu, taraflar arasında çıkan kira bedeli uyuşmazlığı nedeniyle davalı aleyhine Karar sayılı ilamı ile 31/03/2010-31/03/2011 dönemi kira bedelinin bürüt 82.800,00 TL (net 69.000 TL) olarak tespitine karar verildiğini, kararın derecattan geçerek 03/09/2012 tarihinde kesinleştiğini; davalı borçlunun bu dönemden sonraki 31/03/2013 – 31/03/2014 dönemi kira bedellerini de eksik yatırdığını, mahkemece tespit edilen bedel üzerinden tüfe-üfe oranında artış yapılarak kendileri tarafından hesaplandığını, davalının 31/03/2013 – 31/03/2014 dönemine yönelik mevcut ödemesinin 26.800 TL olduğunu, bu miktar düşüldükten sonra hesaplanan 61.595,00 TL net kira bedelinin tahsili için yapılan takibin davalının itirazı nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına, hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve davaya dayanak olan takibe itirazında; taraflar arasında yazılı yada sözlü sözleşme yapılmadığını, işyerini kardeşi ve ortağı ile birlikte işlettiğini, kiraya ilişkin her hangi bir dava yada takip halinde muhataplardan birinin de olması gerektiğini, söz konusu taşınmazda 30 yıldır kiracı olduğunu, tüm sözleşmelerde ortak olmaları nedeniyle ile ortak hareket ettiklerini, ancak davacıların sürekli tek taraflı olarak davalıya dava açtıklarını belirterek davalı taraftaki sıfat eksikliği nedeni ile açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın pasif husumet ehliyeti (davalı taraf sıfatı )eksikliği nedeniyle reddine , karar verilmiştir.
Davada belirtilen; karar sayılı dosyasında, iş bu davanın davacıları ve arkadaşları tarafından davalı … aleyhine dava konusu taşınmazın 31/03/2010-31/03/2011 dönemi kira bedelinin tespiti talebiyle dava açtıkları, mahkemece 31/03/2010-31/03/2011 dönemi kira bedelinin net 69.000,00 TL olarak tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03/09/2012 tarih 2012/15299 esas 2012/17424 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olduğu, yine Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21/01/2014 tarih
./..
2012/1534 Esas 2014/75 Karar sayılı dosyasında iş bu davanın davacıları tarafından davalı … aleyhine 31/03/2010-31/03/2011 döneminde eksik ödenen kira bedelinin tahsili için yapılan icra takibene itirazın iptali için açılan davada; davanın kısmen kabulü ile itirazın 48.100 TL üzerinden iptaline ilişkin olarak verilen kararın Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 12.02.2015 tarih 2014/6099 esas 2015/1276 karar sayılı ilamı ile onandığı, karar düzeltme talebi de reddedilerek kesinleşmiş olduğu görülmekle, kesinleşen bu davalarda verilen kararlarda davalı …’in dava konusu taşınmazda kiracı olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. Mahkemesinin 30/12/2011 tarih 2010/614 esas 2011/2060 karar sayılı tespit kararı bağlayıcıdır. Bu durumda mahkemece kesinleşmiş mahkeme kararları dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.