YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10426
KARAR NO : 2016/6650
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kambiyo senetlerine dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine 2011/9027 esas ve 2011/9026 esas sayılı dosyaları üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takipler yapıldığını, davalının vekili ile aralarında imzalanan protokol dairesinde, dosya borçlarını icra dosyalarına ödediğini, müvekkilinin bu icra dosyalarındaki senetlerden kaynaklanan bir borcu bulunmadığını,her iki icra dosyasına konu olan senetlerin müvekkilinin .nden kiraladığı iki araç için verildiğini, araçların üç ay kullanıldıktan sonra …’a iade edildiğini, araçların kullanıldığı dönemlere ait ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını bildirerek, müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40′ ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı iki adet aracı ayrı ayrı 05/07/2009 başlangıç tarihli, bir ay süreli ve aylık 850,00 TL bedelli kira sözleşmeleri ile dava dışı kiraladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı alacaklı 02/06/2011 tarihinde başlattığı icra takipleri ile ilki 05/11/2009 vade tarihli olmak üzere sıralı toplam 42 adet her biri 850,00 TL bedelli senedin tahsilini istemiştir Müdürlüğünün 2011/9027 sayılı takip konusu senetler davacı tarafından namına keşide edilmiş, tarafından – …’a, … tarafından davalı alacaklı …’a ciro ile devredilmiş, 2011/9026 sayılı takip konusu senetler davacı tarafından namına keşide edilmiş, .Şti. tarafından – …’a, … tarafından davalı alacaklı …’a ciro ile devredilmiştir.Senetlerim malen kaydını içerdiği anlaşılmıştır. Davacının kiracı olduğu kira sözleşmelerinde kira bedellerinin senetle ödeneceğine dair bir hüküm yer almadığı gibi kira sözleşmesinden takip konusu senetlerin teminat senedi niteliği taşıdığına dair bir düzenleme de bulunmamaktadır.Davacı kiracı takip konusu senetlerin teminat senedi olduğunu ve senetlerin bedelsiz kaldığını iddia
./..
ettiğine göre bu iddiasını yazılı delil ile kanıtlamalıdır. Dava, 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğü girme tarihinden önce açıldığından dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca, davacı takip konusu senetlerin teminat senedi olduğunu yazılı bir belge ile kanıtlayabilmiş değil ise de davacı dava dilekçesinin deliller bölümünde tüm yasal deliller demek suretiyle yemin deliline dayandığının kabulü gerektiğinden mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 14/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.