YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10702
KARAR NO : 2016/6884
KARAR TARİHİ : 23.11.2016
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptali talebinin 30.271,50- TL alacak kısmı için kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Davacı vekili, 01.01.2012 ile 31.12.2012 dönemi için ek protokollerle ciro kirası esasının benimsendiğini, bu dönem için kira bedeli 32.550-TL iken davalının ödediği toplam kiranın 8.394,53-TL olduğunu, aradaki farkın 24.155,47-TL olup mevcut teminat bedelinin mahsubu sonucu bakiye kısmın bir yıllık cezai şart bedeli ile birlikte talep edildiğini, haksız itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, düzenlenen protokollerle yeni ödeme usullerinin benimsendiğini, bu nedenle de aradaki farkın geriye dönük talep edilemeyeceğini, ek protokollerle belirlenen bedel üzerinden kiranın ödendiğini, borcu olmadığını, cezai şart talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı alacaklı vekili taraflar arasındaki yazılı kira ilişkisine dayanarak 06.03.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 16.551,33- TL kira bedeli ile 38.409-TL cezai şart bedeli toplam 55.560,76- TL nin tahsilini istemiştir. Mahkemece hükmün gerekçesinde kira sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin sabit bulunduğundan davacının davasının kabulüne karar verildiği halde hükmün sonuç kısmında davacının itirazın iptali talebinin 30.271,50- TL alacak kısmı için kabulüne karar verilmiştir. Kararın bu şekilde yazımı ile hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. Bu nedenle hüküm Yargıtay denetimine, usul ve yasaya uygun olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.