YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13221
KARAR NO : 2016/6870
KARAR TARİHİ : 21.11.2016
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, davalı hakkında ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalının itiraz etmemesi üzerine icra mahkemesine başvurarak kesinleşmiş icra takibi nedeniyle, kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı yargılamalara katılmamış,
Mahkemece, icra dosyasında alacaklı vekilinin hacizlerinin fekki yönünde talepte bulunduğu icra müdürlüğünce bu yönde işlem yapıldığı, alacaklı vekilinin 09/12/2014 tarihli beyanında davalı taraf ile protokol yaptıklarını bu protokol doğrultusunda davalıdan 115.000,00 TL karşılığında bono aldıklarını, borcun aslının 228.986, 61 TL üzerinde protokole bağlandığını beyan ettiğini davacının beyanında icra dosyasındaki hacizlerinin fekkine dair talep kapsamında tarafların haricen uzlaştıkları ve icra dosyası borcunu protokole bağladıklarını, borcun yenilendiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamıyla takip konusu alacağa dayalı olarak tahliye davasının reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan protokolde; 15.08.2013 tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracısı bulunduğu yer alan taşınmaza ilişkin geçmiş dönem kira bedelleri, damga vergisi, elektrik tüketim bedelleri, cam cephe uygulaması, ortak alan giderleri ve diğer kalemlere ilişkin 24.02.2014 tarihi itibari ile toplam 118.813,13 TL borcu olduğunu kabulle bu borcun 115.000 TL’lik kısmının senetlerle ödemeyi kabul ettiğinin düzenlendiği, protokolden anlaşılacağı üzere borcun kapsamının 24.02.2014 tarihinden önceki borçlara ilişkin olduğu, icra takibinin ise 21.07.2014 tarihli olup sonraki alacak kalemlerini kapsadığı görülmekle, mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.